TEVAVÜZ SAVAR TAMPON
Dergi 13.06.2010
Tecavüzsavar tampon
METE KIZIK
Özellikle eşler arasında futbol, dünyanın dört bir yanında sorun. Erkekler maç yayınlarıyla yatıp kalkıyor. Kadınlara ise o sırada susmak ya da hemcinsler arası muhabbet ve dertleşmek düşüyor.
Sorun dersek buna, o an geldi. Üstelik iki günden beri bu “işkence” ve “kaçamak” başladı bile... Hem de binlerce kilometre uzaklıktan Güney Afrika’dan...
Dünya Kupası maçlarının yapıldığı Güney Afrika’da, kadınların hali memleketimizin halinden de beter. Çünkü her 8 saatte bir kadın eşleri tarafından öldürülüyor, her iki kadından biri tecavüz kurbanı. Her dört erkekten biri kadınlara tecavüz etmiş... Üstelik bu erkeklerin yarısının tecavüz suçu birden fazla.
Manzara öylesine vahim ki; her otuz saniyede bir kadınlara tecavüz ediliyor. Bu rakamlar geçen yıl resmi makamlar tarafından yapılan bir anketin sonuçları. Bu manzarada maço kültür, eğitimsizlik ve tecavüzün resmi makamlarca sıradan olay olarak görülmesi öne çıkıyor.
Bu hafta başlayan futbol dünya şampiyonası nedeniyle 30 bin adet parasız dağıtılan ve Güney Afrika’da tecavüze karşı en etkili yöntem diye reklamı yapılan bir “araç”tan söz edeceğiz. Öyküsü de ilginç...
Anti-tecavüz tamponu bundan beş yıl önce Güney Afrikalı kadın doktor Sonnet Ehlers tarafından yaratılmış. Bir tecavüz kurbanının “keşke vajinamda sadece dişlerim olsaydı” sözü çıkış noktası olmuş.
Ehlers’e, bir jinekolog ve mühendis destek verince “Rape-aXe” adı verilen tecavüzsavar tampon ortaya çıkmış.
Bu “koruyucu”, tampon gibi yerleştiriliyor ve iç kısımda köpekbalığı dişlerini andıran “dişler” bulunuyor. Tecavüzcü vahşe kalkıştığında Rape-aXe, penisi yakalıyor ve saldırganı pişman ediyor. Tecavüz yeltenicisi açısından tek olumlu sonuç, penisinde bir yaralanma olmaması. Ancak aparat, sadece tıbbi müdahaleyle çıkarılabiliyor...
Tampon çeşitli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kadın örgütleri arasında bu aleti topa tutanlar da var. İşte ActionAid’in açıklaması bunlardan biri:
“Bir dizi sorun yetmezmiş gibi şimdi de komik anti-tecavüz kondomuyla kendimizi ‘korumak’ zorunda kalıyoruz. Erkekleri eğitmek yerine, kendimizi nasıl savunuruz durumuna düşürülüyoruz. Şirket bizim korkularımız, endişelerimiz üzerinden para kazanmak derdinde. Oysa eğitim ve kadının insan olarak kabullenilmesi çok önemli.”
Öte yandan bu tamponun suçsuz erkeklere karşı “komplo aracı” olarak kullanılması endişesi de yok değil.
Dünya Kupası nedeniyle on binlerce turistin geldiği bu ülkede kadınların durumu zor. Ya sonrası?