Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

AYVALIK: ZEYTİNYAĞI BAŞKENTİ

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

 

ayval-k-zeytin-Kopie-1.JPG

link

 

Ayvalık üç gün zeytinle şenlendi


Sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolu zeytinyağı tüketiminin arttırılmasından geçiyor.

 

Sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolu ulusal yağımız olan zeytinyağı tüketiminin arttırılmasından geçiyor. Zeytinyağının yaşantımızdaki vazgeçilmez varlığı ve  aynı zamanda bir kültür olgusu olması, turizmin de bir bileşkesi olduğunu vurgulamak amacıyla düzenlenen '9. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri' zeytin ve zeytinyağı sorun ve çözüm yollarının da  tartışıldığı bir şenliğe dönüştü.

 

Ayvalık belediyesi ve Ayvalık Ticaret Odası tarafından düzenlenen Zeytin Hasat Günleri üç günün sonunda dün sona erdi.  '9. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri' kapsamında dünya ve Türkiye ekonomisine bağlı olarak giderek büyüyen sorunlarla baş etmeye çalışan zeytinyağı sektörüne dikkat çekildi.

 

Ayvalık’a özgü butik zeytinyağının uluslararası pazarlara açılması konusuna ve zeytininin güzelliği duyurulmaya çalışıldı. Sergiden konsere, tiyatrodan film gösterimlerine, bisiklet turlarından lezzetli ikramlara kadar renkli bir programa sahip olan  9. Zeytin Hasat Günleri’nde şair-yazarlar Halim Yazıcı ve Yunus Bekir Yurdakul, İzmir'de yaptıkları kültür-sanata katkıyı, Ayvalık'ta da sundular. Nazım'ın şiirinin okunmasıyla başlayan panelde, Tuncel Kurtiz’in zeytin ağaçlarını anlatan konuşmasını içeren barkavizyon gösterimi de sunuldu. '9. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri'nin de Suat Çağlayan’ 'Ne Bilgesin Sen Zeytin Ağacı' kitabını okurlarla buluşturdu. Gecede Hüsnü Arıkan da bir konser verdi.

 

1 milyon 768 bin zeytin ağacı ile toprak, iklim, ağaç insan özellikleriye ülkemizin en değerli zeytinlerini yetiştiren Ayvalık’ta, zeyintincilik konusunda önde gelen sorunların başında AB’nin kotası, destek piriminin azlığı, dünyanın en pahalı yakıtını kullanmak zorunda kalan gitçiler, gübre, ilaç  girdilerindeki pahalılık vurgulandı. Geçen yıl 6, 2 lira olan zeytinin bu yıl 4. 3 liradan  satılmak zorunda kalmasının da en büyük handikaplardan biri olduğuna dikkat çekildi.

 

'9. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri' kapasımında konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, turizmin mutfağından gelen biri olarak ilk meslek yaşantısına otelde çalışarak başladığını belirterek şöyle dedi: “Göreve geldiğimden beri Ayvalık turizmın gelişmesi için çalıştık. 40 yıl öncesinde iç turizmde Ayvalık'ın yeri yoktu. O günlerden zeytin ve zeytinyağı, kentsel mimari kimliği, 1900 aşkın tescilli binamız,  Sualtındaki zenginliklerimiz, batık anfolar, Yamancılar içinde egzotik bir ortamın tanındığı günlere geldik. Ayvalık mutfağı  zeytinyağlılar ve balıklardan oluşuyor. İlçemizde kültürel turizmi seçtik. Bakanlık bile fidan satarken Ayvalık Yağı olarak sunuyor.” 

 

ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ

 

Zeytinyağının başkenti olarak kültürel turizmde de yol aldıklarına vurgu yapan Başkan Türközen, zeytinyağı ve turizmin birinin tamamlayıcı olduğunu kanıtladıklarını belirtti. Ayvalık'ın toprağından, rüzgarından, ağacından, üreticinin özelliklerinden dolayı Türkiye'nin en kaliteli zeytin ve zeytinyağının üretildiği bir yer olduğuna vurgu yaptı. Ancak özellike AB ülkelerinin dayatması sonucu ülke tarımında çalışan nüfusun kademeli olarak yüzde 30’lardan 10’a düşürülmesinin politikaları gereği bundan en fazla zarar gören yerlerden biri olduklarına da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Üreticilerimiz, tayfa olarak adlandırılan tarım işçilerimiz hızla yoksullaşmakta. Bugün Ayvalık otel, motel ve belediyemizde iş aramak zorunda bırakılmakta, işsizler ordusuna katılmak zorunda kalmaktadırlar. Üretici açısından olumlu manzara yok. Üreticinin geliri düşmekte, girdiler artmaktadır. AB ülkeleri zeytin alanında çeşitli destekleme fonlarıyla üreticileri yararlanırken, ülke zeytinciliğimiz dünyanın en pahalı yakıtını kullananmakta, gübre, ilaç yardımı alamamaktadır. Geçen yıl 6.2 liradan zeytinini satan üretimiz bu yıl 4. 3 liradan zeytinin satmakta.  Diğer yandan da zeytinyağı kullanımı hala zengin yiyeceği olarak bilinmekte. Tüketimi sadece dolmalarda ve zengin tüketimi olarak yanlış algılanıyor. Bu konuda lokanta, ocaklarımız, otelcilerimz buna sahip çıkmalı. Kişi başına zeytinyağı tüketimi Türkiye’de 1,7,  Yunanistan ise 25 kilodur.”

 

 

ayval-k1.JPG

 

COĞRAFYANIN GELENEĞİ

 

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gencer, zeytin hasat günlerinin bu coğrafyada yüzyıllardır süregelen bir gelenek olduğunu söyledi. Zeytine verilen primin yükseltilmesi gerektiğini belirtti. Tarım işçisinin daha saygın  çalışma koşulları olması gerektiğine dikkat çekti. Zeytinin  emekçisinden sanayicisine kadar birbirine bağlı bir zincir olduğunu vurguladı.

 

ULUSAL POLİTİKA YOK

 

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin ise şöyle dedi: “Çiftçi varsa yemek var. Dünya Ticaret Örgütleri ve IMF toplantılarındaki birkaç zengin ülke ve şirketin dünyanın gerisine karşı baskı politikalarını izliyoruz. İnsanın bağımsızlığı karnının doymasından gelir. 50 yıllarda milli yağımız olarak yurtdışından gelen bir katı yağ vardı. Bu ülke 3 milyar dolarlık ayçiçeği ithal ediyor. Suriye'den 60 ton zeytinyağı girdiği biliniyor.  Eğer üretici heyecanı kaybederse ülkemiz zeytinyağı çöker. Kaçak girdiler, tanıtım eksikliği mevcut.”  Üreticinin içinde bulunduğu zorluklara da değinen Çetin, coğrafi işaretlemenim önemine ve geleneksel ağaçlarla yeni dikilen ağaçlar arasında farka da değindi. Eski ağaçların modernize edilmesi gerekliliğine dikkat çekti.

 

Ana Gıda Genel Müdürü  Ümit Ersoy ise, zeytin ve zeytinyağı konusunda ulusal bir politikadan bahsetmenin zor olduğuna değindi. Sekteröl sorunların sözcülünü yapacak kurumların gücünü artıramadıklarını belirterek, “Kooperatifleşme gerekiyor” dedi.

 

 

 

Kommentiere diesen Post