DİTİB- FRANSA'DAN GELDİ ALMANYA'DA BAŞKAN OLDU
METE KIZIK
3.11.2012
9 EYLÜL GAZETESİ
Almanya'da 2500'ü aşkın cami derneği var. Bular dil, kültür, devlet bazında ayrı örgütleniyor. Müslümanlar arasında üç büyük yapılanma var. En büyük kurum Diyanet Başkanlığına bağlı, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Fazilet Parti'si yanlısı “İslam Cemaati Milli Görüş” (IGHG) ve Süleymanıcı'ların “İslam Kültür Merkezi Birliği” (VIKZ) .
Fransa'dan geldi Almanya'da başkan oldu
Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Almanya’daki yan kuruluşu Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (DİTİB) yeni yönetimi, Almanya' daki Türk toplumu içinde tartışılan konuların başında geliyor.
Çünkü şimdiye kadar genel başkanları, Türkiye Büyükelçiliği'ne atanan Din Hizmetleri Ataşeleri olan DİTİB’de bu gelenek, son Genel Başkan Prof. Ali Dere'nin, “çok yorulduğunu” belirterek seçimlerde aday olmamasıyla ilginç bir duruma dönüştü.
Dere'nin, Din Hizmetleri Müşavirliği görevini de bırakıp, üniversitede akademisyenliğe döneceğini açıklamasıyla, geleneksel seçim kriterleri de değişmiş oldu.
'Cok yorulması' gerekçesinin ardında cemaat baskısı olduğu tarafsız gözlemciler tarafından öne sürülse de Dere'nin bu konuda açıklama yapmaması, dikkat çekiyor.
Öte yandan Dere'nin istifasının ardından oluşan yeni yönetim kurulunun Alman Dernekler Yasası’na da uymadığı iddia ediliyor.
FRANSA’DAN İTHAL BAŞKAN
7 Ekim'de Köln’de bir otelde yapılan DİTİB Olağanüstü Genel Kongresi’nde eski yönetimden pek çok kişi görev almadı. Yönetime bu kez Almanya dışından ilahiyatçıların getirildi.
Alman Dernekler Yasası kuralları içinde çalışan DİTİB, resmi düzeyde kabul edilen, görüşleri alınan kurum. Ancak genel başkanlığına Fransa’daki Türkiye Büyükelçiliği'nde Din Hizmetleri Müşavirliği yapan Prof. İzzet Er'in kongreye bile katılmadan gıyabında seçilmesi, yadırganan bir durum yarattı.
Bu da yetmezmiş gibi kurumun başkan yardımcılığına da Belçika’daki Türkiye Büyükelçiliği'nde Din Hizmetleri Müşavirliği yapan Prof. Halife Keskin getirildi.
Böylece, 120 bin kadar üyesi, 890 cami ve derneği olan büyük bir “sivil toplum örgütü”nün başına bu örgüte üye olmayan, çalışmalarını tanımayan ve Almanya'da yaşamayan iki bürokrat gelmiş oldu. Üstelik genel sekreterliğe de Ankara’daki Diyanet İşleri Başkanlığında uzman olarak çalışan Suat Okuyan yerleşti. Sadece sözcü olarak, yıllardır DİTİB’i Alman devleti ve kamuoyunda temsil eden, bilindik isim Bekir Alboğa yönetimde yer aldı.
Almanya için bu 'ithal' yönetin kurulu oluşumunu, “cemaat ekibinin perçinleştirilmesi” biçiminde yorumlayanlar var. Bunlar düne kadar oluşturulan yönetimlerde doğrudan Diyanetle bağlantılı olmayan kişilerin ağırlığına dikkat çekerken , yedi kişilik yeni yönetim kurulunun beş üyesinin Diyanet kadrolu memuru olmasını örnek gösteriyorlar.
YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ HERKESİ ŞAŞIRTTI
Yeni yönetim kurulu, DİTİB tarafından Köln’de yapılan büyük caminin “Danışma Kurulu”nda yer alan Köln Eski Belediye Başkanı Fritz Schramma başta olmak üzere, pek çok kesim tarafından şaşkınlıkla karşılanıyor.
Schramma, “DİTİB’de olanlar sinir bozucu ve amatörce.” diyor.
Ehrenfeld Belediye Başkanı Jupp Wirges de yönetim değişikliğinin bir politika değişikliği olup olmadığını merak ettiklerini, ancak ciddi endişelerinin olduğunu belirtiyor.
‘KARANLIK İŞLER’ SORU ÖNERGESİ OLDU
Bu arada DİTİB’de geçen yıl yaşanan hırsızlık, cami inşaatının maliyetinin planlanandan çok daha yüksek olması gibi konular CHP Konya Milletvekili Atilla Kart tarafından bir soru önergesiyle TBMM'ye taşındı. Kart, Köln’deki merkez binada Ağustos 2010 ve Eylül 2011' deki, soygun olaylarında, 290 kg’lık kasanın çalındığının hükümet tarafından kabul edildiği halde sorumlular hakkında neden işlem yapılmadığını sordu.
Kart ayrıca, Prof. Dr. Ali Dere’den sonra ikinci adam konumuna getirilen Orhan Bilen’e dikkat çekti. Kurumun danışıklı ilişkiler içinde kurulan şirketler üzerinden ihtiyaçlarının karşılandığını, böylece haksız kazanca yol açıldığı yönündeki iddiaların ciddiyet kazandığını, kuşkulu olaylar sebebiyle eski yönetimin, yeni yönetim tarafından ibra edilmediğini savunarak bu duruma açıklık getirilmesini istedi.