İZELMAN- BAŞIMIZA TAŞ(ERON) DÜŞMESİN
METE KIZIK
9 EYLÜL GAZETESİ
17.11.2012
Deniz Feneri sanıklarının şirketi, İZELMAN ihalesiyle İzmir'e girmek istiyor.
Sadece 3317 belediye işçisinin değil, İzmir halkının da mağdur olacağı kesin.
Belediye hizmetlerinde kalitesizliğe yol açacak, sosyal barışa son verecek,
taşeronlaşmayı hortalatacak bu duruma izin verilmemesi gerekiyor.
Başımıza Taş(eron) Düşmesin
Bilinen durum. 1955' den itibaren NATOüyesi her ülkede kurulan ve merkezi
Brüksel'deki komuta merkezinde olan bir yapı Gladyo. Kuruluş amacı komünizimle
mücadele ve ülkelerdeki sol hareketi dağıtma, parçalama ve yok etmeye yönelik
faaliyetlerde bulunmak. Bu amaç uğruna birçok aydın, işçi, sendikacı, gençlik liderleri
katledildi. İç savaş yaratılmaya çalışıldı, on binlerce insan işkenceye uğradı, yurt
dışında yaşamaya mecbur edildi.
Siyasi yönden bunlar yapılırken diğer taraftan da 24 Ocak 1980kararları alındı. Yani;
köşeyi dön de nasıl dönersen dön, kar için her şey mübah, ucuz emek dünyası
yaratmak, sendikal hareketleri boğmak amaçlanmıştı. Ancak bu ekonomik kararları
tam olarak uygulamak içinde cunta gerekliydi. İşler tıkırında gidiyordu. Ülkede sağ-sol
çatışması yaratılmış, her gün ortalama 30 kişinin öldürüldüğü siyasi kamplaşmaya yol
açılmış ve neredeyse herkesin destekleyeceği cunta ortamı yaratılmıştı.
Beklenen tarih gelmiş 20 Ocak kararları, 12 Eylül'le tamamlanmış, yeni sosyo ekonomik
düzen kurulmaya başlanmıştı.
EKONOMİ TIKIRINDA!
Türkiye nüfusu1980 yılında 44.439.000 iken, sendikalı işçi 5,534.000. Buna karşın 2010
yılında 72.698.000 olan nüfusumuzda Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre sendikalı işçi
900.000
AKP iktidarının dünyanın en büyük 16. ülkesiyiz dediği 2012 Kasım'ındaki manzara
ise; en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grup toplam gelirden yüzde 47’lik pay alırken,
en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay sadece yüzde 6’dır.
Ülkemizde 4 kişilik ailenin açlık sınırı 1060 Lira, yoksulluk sınırı ise 3351 TL. Oysa
asgari ücret yaklaşık 740 TL, en düşük kamu emekçisinin maaşı 1,762 lira. Bugün
asgari ücrete mahkum edilmiş milyonlarca işçi açlık sınırının altında, kamu emekçileri
de yoksulluk sınırının altında yaşamakta.
Bu manzara küresel kapitalizmin, neo-liberal politikaların, üretmeden tüketmenin, sosyal
devlet anlayışının yok edildiği, çalışanların sendikalı, toplu iş sözleşmeli, grevli, kıdem
tazminatı, örgütlenme özgürlüğünün kısıtlandığı ve taşeronluk sisteminin son 32 yılın
ürünü.
KALİTESİZLİK KADER OLMASIN
Neo-Liberal uygulama olan taşeron sistemi, 30 yılı aşkın çalışma ve sosyal alanda
kölelik düzeni olarak sürüyor. Rakamlar korkunç düzeyde.2.230.000kişi taşeron
olarak çalışmak zorunda bırakılırken, bunların yaklaşık 500.000kadarı da
belediyelerde çalışıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi2011 yılına girerken yedi yıllık süre sonucunda 6.000
işçisi daha taşeronluktan kurtarırken, bünyesinde taşeron sistemini kaldıran ilk ve tek
belediyeolarak Türkiye'ye örnek oluyordu. Ancak bu durum İzmir Büyükşehir
Belediyesine yönelik operasyon ve tarihi davada suç konusu bile oluşturacaktı.
Taşeronluk eleştirilecek yönleri olan değil, tamamıyla çöpe atılması gereken bir sistem.
AKP iktidarınca yapılan yasa gereği Belediye Kanunu’nun 67. Maddesi’ne
dayanarak tüm hizmetlerin ihale yoluyla üçüncü şahıslara yaptırılmasına olanak tanıyor.
İZELMAN'ın bu yılki halesine en düşük ücreti veren Deniz Feneri, Kanal 7
televizyonubağlantılı şirketin basına yaptığı açıklamada 'çalışan işçilerin mağdur
olmayacağı' öne sürüyor. Oysa; işçiler çalışmaya devam etseler bile sendikalı ve toplu
sözleşmeli olarak çalışmaları mümkün olmayacak. İhaleyi alan yeni firma bu işyeri için
alınan sendikal yetkiyi ve sürüyorsa toplu sözleşmeyi tanımayacak. Zaten taşeron
sistemi, sendikasız, toplu sözleşmesiz ve düşük ücretle işçi çalıştırmak için düşünülmüş
bir sistem. Bunlar olsa zaten 'taşeron sistemi' diye bir sistem var olmayacak.
İzmir halkı alışageldiği kaliteli, güvenli,deneyimli, saygılı İZELMAN şöförlerinin
belediye kapsamında çalışmasını sürdürmesinden yana. Bunu da önceki gün 30 bin
aşkın katılımın sağlandığı yürüyüşle gösterdi. AKP' nin İzmir'i ele geçirme ve karıştırma
hesaplarından biri olan belediyede taşeronluk sistemine İzmir halkı karşı çıkıyor, ihalenin yine
İZELMAN'a verilmesini istiyor.