Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

SULTAN GALİYEV, BİRİ KAZANDI, DİĞERİ UNUTTURULDU

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

Son-Guncellenenler.JPG

 

link

9 EYLÜL GAZETESİ

9.11.2013

 

 

 

Biri kazandı, diğeri unutturuldu

 

 

 

Yarın; emperyalizme karşı mücadeleyi başarıya ulaştırıp, çağdaş Türkiye'yi kuran Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü. Mustafa Kemal'e ve cumhuriyetin temellerine yönelik karşı devrim süreci özellikle AKP iktidarıyla azgınlaştı.

 

Bunun yanında bazı “sol” etiketli ve Kürt milliyetçisi çevrelerin de benzer çabaları sürüyor.

 

 

Bu unsurların “Türk”, “ulusalcılık” gibi nitelikleri bile ırkçılık, faşizm olarak gördüğü bir dönemi yaşıyoruz.

 

Mustafa Kemal, emperyalizme karşı ilk silahlı direnişi örgütlerken aynı dönemde de Rus devriminde çok önemli bir kişilik olan ve Türkiye'de az tanınan, Batılıların görmezden geldiği bir devrimci, müslüman kesimlerin öncülüğünü yapıyordu.

 

 

İkisinin de ortak yönü emperyalizme karşı çıkmaları, Türk kimliğini savunmaları. Mustafa Kemal, Anadolu’da yüzyıllar boyunca Osmanlının küçük gördüğü Türk kimliğine sahip çıkarken, diğeri de hem Çarlık yönetiminde hem de Ekim devrimi sürecinde Türki halkları için öncülük yapan isimdi. Biri kazandı, diğeri unutturuldu...

 

 

Kendisi, bir çok mazlum ülkeler içinde ilham kaynağı oldu. Türk dünyası içinde yetişen en militan, idealist devrimcilerden biriydi. Sovyetler Birliği Uluslar Komiserliğine dek yükseldi, Kazak Türkü Mir Seyid Sultan Galiyev.

 

 

Yaşamını, Rus devrimi sürecini ve sonrasını özetleyerek tanıyalım kendisini.

 


Galiyev 1882'de bugünkü özerk Başkurdistan sınırları içindeki Elimbetova köyünde doğdu. Öğretmenlikten sonra Azerbaycan Ulusal Hareketine katıldı. 1917 Devrimi sürecinde
Müslüman Kongresi Yürütme Komitesi Sekreterliği'ne seçildi. Ardından, 'Merkez Müslüman Komiseri' oldu.

Kazan’da Müslüman Sosyalist Komitesi’ne katıldı. Müslüman Komünist Partikurucuları arasında yer aldı. 1917 yılında Rus Komünist Partisi’ne girdi. Komünist Parti hiyerarşisi içinde en yüksek dereceli Müslüman konumuma geldi.

 

Devrim, çocuklarını yemeye başlamıştı. Bundan Galiyev de nasibini aldı. 1923′te ilk defa tutuklandığında, devrime yaptığı bu hizmetler nedeniyle serbest bırakıldı. Devrim liderlerinin iç çatışmalarında Stalin galip gelince onu, karşı-devrimci ve burjuva milliyetçisi ilan etti. 1940′lı yıllarda kurşuna dizilerek öldürüldü.

 

Enerjetik Materyalizm

 

Galiyev, Marksist diyalektikten ayıran yeni bir kuram geliştirdi. Buna “enerjetik materyalizm” adını verdi. Bu kurama göre Marksizmin temeli olan emek ve sermaye çelişkisi yerine (sınıflar savaşı), sömüren ve sömürülen ülke savaşımını temel aldı. Sömürülen ülkelerin mücadelesi sonucu insanlığın sosyalizme ulaşacağını savundu.


Bu kurama göre Lenin'izmin “proletarya  diktatörlüğü” kavramı yerine “sömürge ve yarı sömürge ülkelerinin enternasyonali”, batılı ve sömüren ülkelere karşı mücadelesi esas olmalıydı. Bunun için de “Turan Sosyalist Federe Devleti”kurulmalıydı. Doğu'da kurulacak bu Turan Sosyalist devlet, dünyanın diğer sömürülen ülkelerini de harekete geçirecek ve bir dünya devrimine yol açacaktı.Türkilerin müslüman gelenekleri yok edilmesi gereken değil, tam tersine bu birleştiricilik özelliği sayesinde, dinsel kimliği öne çıkarmadan” ulus” kimliği içinde sömüren ülkelere karşı sosyalist hareket yaratılmalıydı.

 

 

Galiyev'in Türkçülüğü ve Turancılığı pragmatist bir Türkçülük ve Turancılık değildi.Ona göre batının zenginliği belirli ölçülerde Türk topraklarındaki yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmesinden sağlanıyordu. Doğunun sömürülmesi için Türk topraklarından geçilmeliydi. Bu damarların kesilmesi için Türk yurdunda enternasyonal sosyalist hareket yaratmak gerekliydi.

Bu yönü onu bazı turancı ve Türkçülerden ayıran en temel özelliğiydi.

 

 

Günümüzde ulus devletlere yönelik 'böl, parçala, yönet' politikaların hala sürdüğü, küreselleşmenin az gelişmiş ve geri bıraktırılmış ülkelerdeki sömürü ve talan politikaları ve müslüman ülkelerin sefaleti, emperyalizm ile işbirlikçiliği göz önüne alndığında, Sultan Galiyev'in görüşlerini tanımak, tartışmak, eleştirmek ve yorumlamak güncel bir konu olarak önümüzde duruyor. 

Kommentiere diesen Post