Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

FUHUŞ: SEKS TİCARETİ

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

kampf-prostitution.jpg

METE KIZIK

9 EYLÜL GAZETESİ

7.12.2013

link

Seks Ticareti

 

 

 

Dünyanın en eski mesleklerinden. İnsanlık tarihinde en aşağılanan, en zor uğraşlarından biri . Bu alanda çalışanlar, her toplumda en alt tabaka olarak horlanırken, öldürüldüler, tutuklandılar, yaralandılar, insan simsarlarının metası olarak kullanıldılar.

 

 

Bu haftaki konumuz ‘paralı seks’ (fuhuş). 2010'da BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin araştırmasına göre Avrupa’da cinsel ticaretin 3 milyar dolarlık pazarı var.

 

 

Norveç ve İsveç’ten sonra da Fransız Parlementosu'nun kabul ettiği yasayla 'paralı seks' suç kapsamına alındı. Cezası bin 500 avrodan başlayıp, suçun tekrarı durumunda üç bin 500 avroya çıkıyor. Ceza ödemek istemeyenler seks ticaretinin risklerinin anlatıldığı bir kursa gitmek zorunda.

 

 

Parlementodaki partiler bu konuda milletvekillerinin tercihini serbest bırakırken Sosyalist Parti ve Sol Cephe partileri yasayı tümden destekledi. Çevreci gruplar, radikal sol parti ve merkez UDI partisi yasaya karşı çıktı. Sonuçta getirilen bu yeni yasa 138’e karşı 268 oyla kabul edildi. Senato hazirana kadar inceleyip, oylayacak.

 

 

Birçok feminist grup bu karara, fuhuş şebekelerini ortadan kaldıracağını savunarak destek verirken, aralarında Paris, Nanters, lyon, Griselda seks işçileri dernekleri karşılar. Gerekçeleri müşterilerinin kriminal edilmesi, yasakla yer altında çalışmak zorunda kalacak olmaları.

Polis yetkilileri de yasanın uygulanmasında birçok güçlükle karşılaşılacağını belirtiyor.

 

 

 

Fransız milletvekili arkadaşımdan gelen 157 sayfadan oluşan komisyon raporu tartışmalarını incelediğimde özellikle ” kölelik” kelimesi geniş yer tutuyor. Anlaşılan Fransız milletvekilleri paralı seks olgusunu özellikle “kölelik” açısından değerlendiriyorlar.

 

 

Fransa'da seks işçilerinin yüzde 90'ının yabancı kökenli ve yüzde 85'inin ise kadın olduğu düşünülüyor. 1990 yılında yapılan bir araştırmada seks işçilerinin yüzde 20'si yabancı kökenliyken bu rakam 2000'li yılların ortasından sonra yüzde 90'a ulaşmış. Romanya, Bulgaristan, Nijerya ve son dönemlerde Çinliler bu alanda başı çekiyor. Sınırların gevşemesi, AB ve Schengen vizesinin yol açtığı serbest dolaşım, bir yanıyla bu sektörde çalışanların yabancı kökenli olmasına yol açıyor.

 

 

Göçmen kadınlar Fransa’ya garsonluk, dansçılık, çocuk bakıcılığı, öğrenci olarak getiriliyor. Ayrıca Fransa'da yaşayan kaçak yabancılar çalışma, oturum izni ve üniversite öğrenimlerini karşılamak için de fuhuş sektöründe çalışmak zorunda kalıyor. Bunların arasında küçük bir kesim de hafta sonu, maaş ödeme gününde fuhuş için sokaklara çıkıyor. Ülkeye getirilen seks işçileri insan tacirlerine 50 bin avroya yakın para ödemek, senet imzalamak veya ailesini kefil göstermek zorunda kalıyor. Bu nedenle sektör özellikle organize kriminal bir durum oluşturuyor. Bunların yanında 'seks turları' , 'eskortluk', ' hafta sonu partileri' gibi sömürü ve ticaret çarkı da var.


Polis kaynaklarının bildirimine göre seks işçileri aylık ortalama 8 bin avro kazanırken, günde binavro şebeke veya pezevenklere (aracılara) ödemek zorundalar.

 

 

 

Tablodoğal olarak sağlık sorunlarını da gündeme geteriyor.Zührevi hastalıklarda artış, AIDS'in yaygınlaşması, istenmeyen gebelikler, tüberküloz riski, deri hastalıkları, karaciğer hastalıkları, stres, kas-iskelet bozuklukları, yeme davranışı bozukluklarıyleilişkili sindirim sorunları,hem seks işçileri hem de müşteriler açısından tehdit oluşturuyor.

 

 

 

Avrupa'nın diğer ülkelerinde konuyla ilgili çok farklı deneyimler yaşanıyor. Örneğin İspanyol Katoliklerin aileyi koruduğu için 'paralı sekse' karşı çıkmıyor.

 


Almanya'da fuhuş normalleşince, seks işçisi sayısı 400 bineçıktı. Bunda 2002'den beri yürürlükte olan dünyanın en liberal 'paralı seks' yasalarının rolü büyük. Serbest meslek sahibi kartı alınarak (vergi ve sosyal güvenlik kaydı) sistem yürüyor. Amaç kadınların sosyal ve hukuksal konumunu güçlendirmek, cinsel sömürüyü engellemek. Ancak tam tersini savunan görüşler de var...

 

 

 

 

 

 

Kommentiere diesen Post