ULUSAL TOHUM TAKAS
METE KIZIK
9 EYLÜL GAZETESİ
Tohum Takas Dayanışması
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) adıyla bilinen şirket tohumculuğunun özü; toprağı, tarımı ve köylüyü köleleştirmek. GDO'cu şirketler arasında en tanınmışı ve yaygın olanı Monsanto. Yurdumuz da bulunuyor. Bu şirket geçenlerde ABD'de yapılan bir inceleme raporunun yayınlanmasına mahkeme kararıyla yasak koydurdu. Raporun içeriği GDO'lu tohumla üretilen yiyeceklerle beslenen farelerde, başta kanser olmak üzere bir çok hastalıkların ortaya çıkmasıyla ilgili bilimsel çalışmaydı.
Küresel tohum şirketleri dünya çapında hızla palazlanıyor. Yerli işbirlikçileri ve hükümetler aracılığıyla ülke tarımını kendine bağımlı hale getirme çabaları bilinen gerçeklik. Amaç ulusal tohumu yok etmek, tarımda sadece kendi ürettikleri tohum, gübre ve ilaçlarının kullandırmak. Ülkemizde de bu alanda kirli mücadeleler var.
Bulgulara göre dünyamızda tarımsal üretimin tarihi 10 bin yıl eskiye dayanıyor. Tarımın da olmazsa olmazın en başında tohum geliyor.
Binlerce yıllık geleneksel tohum tarımcılığı, neo liberal politikalar gereği küresel şirketlerin eline bırakılmış durumda. Şirketler bu tohumları sertifikalandırarak sahipleniyor, genetiğini değiştirebiliyor. Şirket tarımı yaygınlaşırken, köylüler de artık tarım işçisi durumuna dönüşüyor.
Ancak bu manzaraya karşı çıkanlarda var.
Küresel tohum şirketlerinin çıkarları doğrultusunda AKP’nin çıkardığı yasalarla yerel tohum satışını yasaklandı. Buna tepki olarak bilinçli kesimler ve üreticiler, tohum takas şenliklerini başlatmıştı dört yıl önece. Ayrıca iki yıl önce internet üzerinden örgütlenenler, çalışmalarını bu yılın başında Ulusal Tohum Takas Merkezi Grubu’na dönüştürdü. Merkez şimdiden 4bin 500 üyeye ulaştı.
Grup yöneticilerinden Ali Özırmak, yerel veya yerelleştirilmiş sebze, tıbbi, aromatik bitkiler, çiçekler, hayvan yemleri ile öncelikle aşısız meyve ağaçlarının takas ve dağıtımını amaçladıklarını söylüyor. 2013 yılı sonuna kadar bin üyeye hedeflemeyi amaçlamalarına karşın şimdiden bin 400 kişiye ulaştıklarına dikkat çekiyor.
Bir başka grup yöneticisi Mehmet Akbulut, “Grubumuz sadece üyelerimize tohum veriyor. Tohumcu firmaların elemanları ile tohum satıcılarını ayıklamaya çalışıyoruz” diyor.
Grup kurucularından Teoman Açıkbaş, 2 bin 500 paket yerel tohumu ücretsiz olarak ulaştırdıklarını vurgularken, Abdullah Mete Tiren de, takas sürecini şöyle anlatıyor: “İlk başta kendi ürettiğimiz veya güvenilir köylülerden ve kişilerden temin ettiğimiz tohumlarla birlikte, yine grup üyelerimizden kendi üretimleri olan tohumlar bize gönderiliyor. Bunları envanter haline dönüştürerek sayfamızda yayınlıyoruz ve üyelerimiz tercihlerini buradan yapıyorlar. ”
Grup kurucularından Göknur Yazıcı da, “kendisinin küçük çiftçi olduğunu açıklayan üyelerimize 2’şer paketlik tohum gönderiyoruz, bir anlamda küçük çiftçiye daha fazla destek oluyoruz. Grup olarak biz burada sadece tohumları toplayıcılık, etkinliği düzenleyicilik görevini üstleniyoruz” yorumunu yapıyor.
İnternet üzerinden ulaşabileceğiniz bu gruba destek midemiz ve sağlığımız için çok önemli. Çünkü midesine sahip çıkmayan, mücadele gücü bile bulamaz.