İZMİR ÇYDD
9 EYLÜL GAZETESİ
20.11.2013
Gözbebeğimiz ÇYDD
Kurulduğu 1991'den beri eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla, ilköğretim ve lisede 54.650 kız öğrenciye ve 62.497 üniversite öğrencisine bireysel ve kurumsal bağışçıların katkısıyla burs verdi. 130 yurt, okul, anaokulu açtı. Yöneticileri ve şubeleri; F tipi yapının onlarca iftira, karalama, itibarsızlaştırma saldırılarına uğradı. Ancak her seferinde bu basıkı ve yıldırmalardan güçlenerek, daha da büyüyerek çıktı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) yüzü aşkın şubesiyle aydınlamının en öncü kurumlarından biri.
ÇYDD İzmir Şubesi ,neredeyse tamamıyla kadınlardan oluşan yönetim kurullarıyla toplamda 130 şubenin arasında en etkin kurum. Haftaya şubenin 20. kuruluş yılını büyük bir ekinlikle kutlanacak.
Genellikle yitirdiklerimizden sonra, değerlerini anlayan, fark eden toplumuz. Bunların en başında Atatürk, cumhuriyetin ilke ve değerleri gelmekte.
Dünyada emperyalizme karşı ilk silahlı mücadeleyi vererek bağımsız bir ülke kurulmasından sonra ‘en büyük savaşa’ girişilir. İzmir’de Mustafa Kemal’e “çok yoruldunuz herhalde, çiftliğinize çekilir dinlenirsiniz” sorusuna yanıtı: “Hayır asıl savaş şimdi başlayacak… Bu savaş, cahilliğe ve gericiliğe karşı yapılacaktır” olur. Ulusal kurtuluşun, sosyal devrimle sürdürülmesi gerekliliğine işaret eder.
Atatürk, günümüzüngüncel konularından birine de bakışı şöyle olur: ’’En mühim en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, müstakil, şanlı yüksek bir cemiyet halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder. Bazı şeyler vardır ki bir kanunla, bir emirle, bir düdük çalarak düzeltilebilir. Ama bazı şeyler vardır ki, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğumuz halde düzelmezler. Fesi atar şapkayı giyer adam, ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız. Kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanların başındaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet, binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok edemezsiniz; boğuşursunuz onunla sadece… Yeni bir zihniyet, yeni bir etik yerleştirinceye kadar boğuşursunuz onunla ve sonunda Muaffak olursunuz’’
18.02.1923’de Tarsus’ta çiftçilerle konuşmasında: “…Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek âlimler çıkar” der.
22 Eylül 1925’de Samsun İstiklal Ticaret Mektebi’nde yaptığı bir konuşmada: “Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir” der. Yine, 25 Ağustos 1924’de Ankara Öğretmenler Birliği Genel Kongresi’nde öğretmenlere seslenerek “Milli ahlakımız medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve desteklenmelidir. Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyerek laik eğitimin önemimi de vurgular.
Uzun ince bir yolun sürecinde amatör, profesyonel gazetecilik yaşantım 20 yıla ulaşmak üzere. Haber yaptığım konuların tamamına yakınını birebir yaşayarak, gözleyerek, sorgulayarak, analiz ederek haberleştirmeye özen gösteriyorum. Bu ilkem gereği, ÇYDD’nin etkinliklerine de sayısız oranda tanık oldum, gözledim. Atatürk ilkeleri ışığında başta Türkan Saylanolmak üzere ‘bir şeyler yapmalı’ diyen bir grup insanın başlattığı hareket, bugün yüz binlerle duygudaşlık kurmuş durumda. Binlerce yöneticisi, gönüllüsü, bağışçısı, bursiyerleri, ulaştıklarıyla kuşaklar yetiştirmeyi de başarmış bir meşale. Kelimelerin yetersiz kaldığı durumlar vardır. Anlatmak istediğiniz o kadar çok şey vardır ki, birisini unuttuğunuzda, atladığınızda, yeteri kadar vurgulamadığınızda kendinizde haksızlık hissedersiniz... Bunların biri de ÇYDD’dir. Bu nedenle ÇYDD yaşanması, yaşatılması gereken bir olgudur.
ÇYDD bir süreç, mücadeleye devam…