Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

EKMEK YOKSA PAMUK TOHUMU YİYİN

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

BAUMWOLLE.JPG

Hafta Sonu 19.12.2009


Ekmek yok, pamuk tohumu yiyin



METE KIZIK



ABD’li bilim adamları açlığa çareyi buldu! Yalnızca ineklerin tüketebildiği pamuk tohumunu gen teknolojisi kullanarak zehrinden arındırdılar. Yüzde 1 oranında zehirli tohumlardan ekmek, pasta ve diğer gıda maddeleri yapılacak. GDO’nun zararları ise görmezden geliniyor.


Pamuk insanlık tarihinin en eski kültür bitkilerinden biri. Tüylerinden giysiler yapılıyor, ilkyardımda kullanılıyor. Dünyada 2008-2009 sezonunda 24,5 milyon ton pamuk elde edildi.


Bir kilo pamuk için 1,6 kg tohum gerekli. GDO’lu pamuk üreten Çin, şu anda dünya lideri. Tohumlar ise bu alanda dünya tekeli olan ABD’li Monsanto’dan. Bir kilo GDO’lu pamuk tohumu yaklaşık iki dolar. Fiyatı geleneksel tarım tohumundan beş kat daha fazla. Ancak yüzde 30 daha fazla ürün elde edildiği, diğer yabancı bitki ve böcekleri yok ettiği için tercih ediliyor. Kısa vadede avantaj sağlanıyor. Ancak; toprak ve üretici; bu şirkete köle yapılıyor. Toprak zehirleniyor ve başka tohum, ilaç kabul etmiyor. Biyolojik çeşitlilik azaltılıyor üstelik karbondioksit salınımı çoğalıyor.


Pamuk tohumu yağ bakımından soya gibi zengin. İçeriğinde yüzde 21 yağ, 23 oranında da yüksek değerde protein bulunuyor. Ancak gossypol nedeniyle zehirleyici. Bu nedenle pamuk tohumu yem olarak sadece ineklerde kullanılıyor. Çünkü ineklerin sindirim sistemi gossypolu yok edebiliyor. Oysa diğer hayvanlar ve insanlarda kalb ve böbrek hastalığına yol açıyor. Bu yemden beslenen tavuklar ise bir hafta içinde ölüyor.


Günümüze kadar sadece inek yemi olarak tüketilen pamuk tohumları yakında, insanların midesine uygun hale getirildiği için kullanılmaya başlanacak. Üstelik açlık da yok edilmiş olacak.


Nasıl mı?


Yerel etik değerler


ABD’li bilim adamlarının bu yeni buluşunu “beyaz adam” ve medyası, Afrika’daki açlığa çözüm olarak görüyor.


Teksas A&M Üniversitesi öğretim üyelerinden Meerti Rathore’nin açıklamasına göre “çok fazla sayıda yoksul insan var. Geliştirilen yöntem açlığa karşı güzel bir kaynak.”
 

Bilim adamları tohumdaki gossypolu arındırdıklarını belirtiyorlar. Tohumun içinde bulunan yüzde 1,5’luk Gossypol, yüzde 99 oranında düşürülmüş durumda. WHO kıstaslarına göre;  gıda maddelerinde bulunması gereken milyonda bir gramın çok altında. Üstelik bu zehiri yok edilmiş yeni ürün tohumlarından; ekmek, kek ve diğer gıda maddeleri de üretilebilecek. Çünkü; tohum, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ABD Gıda Kontrol Dairesi (FDA) gıda yasalarına uygun duruma getirilmiş durumda. Geriye sadece yerel etiksel değerler kalıyormuş...


Bu buluşla ilgili yapılan reklamlara göre dünyada her yıl elde edilen 44 milyon ton pamuk karşılığında dokuz milyon ton protein elde sağlanabilir. Bu da 500 milyon insanın günlük protein gereksinimini (50gr) karşılayacak oran demek.
Dünyamızda 2008-09 yılları arasında 24,5 milyon ton pamuk elde edildi. Ancak zehirsiz içeriğinin ABD’li uzmanlarca açlığa karşı pratik çözüm olacağı öne sürülüyor.
 

Bu buluşun “yeşil gen teknik” yanlılarınca savunulması şöyle:


“Yapılan müdahele ile gossypolun gelişimi, daha tohum halindeyken engelleniyor. Böylece diğer hücrelere dokunulmadığından bitkinin özü de korunmuş oluyor.”


GDO-copy-1.jpg



Kukla tiyatrosu

Batı medyasında neredeyse tek satır bile karşı duruşun yer almadığı, övgüler dizilen bu yeni gelişmeyle ilgili eleştirisel bakış sadece radikal çevreci örgülerin web sitelerinde yer bulabiliyor.

İşte bunlardan Global 2000 örgütünün gen teknolojisi uzmanı Werner Müller’in değerlendirmesi:

“Açlığın hüküm sürdüğü ülkelerde insanlar, GDO’lu ürünlerin yol açtığı hastalıklara ve zehir artıklarına karşı mücadele etmek zorunda kalıyor. GDO’dan para kazanan şirketler, sağlığını yitirenler ise yoksul halk oluyor.”


BM İnsan Hakları Komisyonu Gıda Hakkı Raportörü Jean Ziegler’in görüşleri de şöyle: “GDO’lu şirketlerin zarar ettiklerini gördünüz mü hiç? Siz GDO’lu tarımdan uzun sürede kazanan, zenginleşen bir çifçi gördünüz mü? Hindistan’da GDO’lu tohuma dayalı çifçi intiharları 30 bini bulmadı mı? Açlık nedeniyle insanlar ölmüyor, aksine öldürülüyor. Açlığa çare olacağı iddia edilen GDO’lu ürünler, insanları ve doğayı öldürüyor. Kazanan sadece şirketler oluyor.”


Danışıklı dövüş


Şirketler bilimi yönetiyor. Dünyada GDO alanında en büyük şirket Monsanto. Şirket her yıl kazançlarını neredeyse katlayarak büyütüyor. Hisseleri en fazla kazanç getiren kağıtlar arasında. Bu şirketin kolları gezegenimizin her yerinde, lobi grupları ve yöneticileriyle sıkı fıkı ilişkileri var. ABD’de bu şirket yöneticileri sıkça devlet yönetimine transfer oluyor, tersi durum da sıkça yaşanıyor. Monsanto ve İngiliz Labour Parti’nin reklamını, PR Ajansı yapıyor. Partinin üst tabakasının gen teknolojisiyle yatırımları sıkça basında yer alıyor. Almanya’da Tüketicileri Koruma ve Gıda Sağlığı Dairesinin Gen Teknolojisi İzin Bölümü’nün iki üst yöneticisi, Monsanto şirketinin reklam filminde rol alıp gen teknolojisini övüyorlar.


Çok sayıda üniversite Monsanto’dan mali destek alıyor. Bu sayede gen teknolojisi için gerekli olan araştırmalar ve bilim adamı, yeni teknikler profesörler ve öğrenciler üzerinden de yürütülüyor.


Pamuk tohumundaki bu yeni durum Teksas A&M Üniversitesi üzerinden gerçekleştiriliyor. Kendi çıkar ağları içindeki dünya medyasında da bu durum olumlu yansıtılıyor. Açlığın parasal, iklimsel, talihsizlik sonucu olduğu işlenip şirketlerinin bu felaketi kaldırmak istediği yönünde kanı oluşturulmak isteniyor. Oysa insanlarının açlığa karşı pamuk tohumu değil, sömürüsüz, savaşsız ve adaletli bir düzene ihtiyaçları var.
metekizik@cumhuriyet.com.tr




Kommentiere diesen Post