EKMEK YOKSA PAMUK TOHUMU YİYİN

Kukla tiyatrosu
Batı medyasında neredeyse tek satır bile karşı duruşun yer almadığı, övgüler dizilen bu yeni gelişmeyle ilgili eleştirisel bakış sadece radikal çevreci örgülerin web sitelerinde yer bulabiliyor.
İşte bunlardan Global 2000 örgütünün gen teknolojisi uzmanı Werner Müller’in değerlendirmesi:
“Açlığın hüküm sürdüğü ülkelerde insanlar, GDO’lu ürünlerin yol açtığı hastalıklara ve zehir artıklarına karşı mücadele etmek zorunda kalıyor. GDO’dan para kazanan şirketler, sağlığını yitirenler ise yoksul halk oluyor.”
BM İnsan Hakları Komisyonu Gıda Hakkı Raportörü Jean Ziegler’in görüşleri de şöyle: “GDO’lu şirketlerin zarar ettiklerini gördünüz mü hiç? Siz GDO’lu tarımdan uzun sürede kazanan, zenginleşen bir çifçi gördünüz mü? Hindistan’da GDO’lu tohuma dayalı çifçi intiharları 30 bini bulmadı mı? Açlık nedeniyle insanlar ölmüyor, aksine öldürülüyor. Açlığa çare olacağı iddia edilen GDO’lu ürünler, insanları ve doğayı öldürüyor. Kazanan sadece şirketler oluyor.”
Danışıklı dövüş
Şirketler bilimi yönetiyor. Dünyada GDO alanında en büyük şirket Monsanto. Şirket her yıl kazançlarını neredeyse katlayarak büyütüyor. Hisseleri en fazla kazanç getiren kağıtlar arasında. Bu şirketin kolları gezegenimizin her yerinde, lobi grupları ve yöneticileriyle sıkı fıkı ilişkileri var. ABD’de bu şirket yöneticileri sıkça devlet yönetimine transfer oluyor, tersi durum da sıkça yaşanıyor. Monsanto ve İngiliz Labour Parti’nin reklamını, PR Ajansı yapıyor. Partinin üst tabakasının gen teknolojisiyle yatırımları sıkça basında yer alıyor. Almanya’da Tüketicileri Koruma ve Gıda Sağlığı Dairesinin Gen Teknolojisi İzin Bölümü’nün iki üst yöneticisi, Monsanto şirketinin reklam filminde rol alıp gen teknolojisini övüyorlar.
Çok sayıda üniversite Monsanto’dan mali destek alıyor. Bu sayede gen teknolojisi için gerekli olan araştırmalar ve bilim adamı, yeni teknikler profesörler ve öğrenciler üzerinden de yürütülüyor.
Pamuk tohumundaki bu yeni durum Teksas A&M Üniversitesi üzerinden gerçekleştiriliyor. Kendi çıkar ağları içindeki dünya medyasında da bu durum olumlu yansıtılıyor. Açlığın parasal, iklimsel, talihsizlik sonucu olduğu işlenip şirketlerinin bu felaketi kaldırmak istediği yönünde kanı oluşturulmak isteniyor. Oysa insanlarının açlığa karşı pamuk tohumu değil, sömürüsüz, savaşsız ve adaletli bir düzene ihtiyaçları var. metekizik@cumhuriyet.com.tr