GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR
9 EYLÜL GAZETESİ
21.12.2013
'Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar'
ABD’nin Yeni Dünya Düzeni projesi kapsamında dünyayı yeniden biçimlendirme projeleri bilinen durum. En son Ortadoğu'ya yönelik, Büyük İsrail Devleti projesi kapsamında BOP, baba Bush tarafından uygulamaya başlandı. Bu politikalar gereği Erdoğan, hiç bir resmi görevi yokken ABD'ye davet edildi, görüşüldü, pazarlıklar yapıldı ve AKP kurduruldu.
Ülkedeki ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklardan gına gelmiş Türkiye halkı, AKP ye yüzde 50'leri aşan destek sağladı. Kurdurulan bu partinin kadroları da bir kısmı Milli Görüş, önemli bir kesimi de 80 öncesinden beri özellikle eğitim alanında binlerce kadro ve kuşak yetiştiren Gülen cemaatinden seçildi. Anadolu halkı; dini söylem ve duyguları da uçsuz bucaksız kullanan bu partiyi yıllar boyu desteklemeye başladı.Ekonomi alanında özelleştirmelerle tüm kamu malları satıldı. Neo liberal politikalar gereği devlet ekonomiden uzaklaştırıldı. Sosyal alanda dini istismar, muhafezakar, otoriter söylem ve uygulamalar yaygınlaştırıldı. BOP projeleri gereği Ortadoğu yeniden biçimlenirken, Türkiye'nin üniter devlet yapısının da yıkılması, Anadolu'nun devletçiklere bölünmesi yolunda'açılım' süreci başlatıldı. Bu politikalara zaten 'ulus devlet' kavramına soğuk bakan ümmetçi çevrelerve birçok liberal kesim dedestek verdi.
Bunlar iç qolitikada yaşanırken yaşanırken, uluslar arası boyutu olan üç önemli konuda da yeni arayışlara girişildi.
Birincisibirçok derin devletin de gelirlerini paylaştığı, göz yumduğu, PKK'nın yönettiği yıllık 300 milyar avroolduğu sanılan uyuşturucu trafiği ve silah ticaretiydi. NATO'nun merkezi Brüksel, PKK'yı bir terör örgütü olarak görürken, çoğu NATO ülkeleri PKK'ya resmi büro açıyor, devlet temsilcisi muamelesi uyguluyorlardı.
İkincisiABD'nin Irak işgali sırasında ABD askerlerinin evlerine sağ sağlım dönmesi için dua eden başbakandan, ABD'nin karşısına aldığı radikal dinci terör örgütlerine her türden lojistik, silah ve maddi kaynak sağlayan bir Türkiye ve başbakanı manzarası ortaya çıkıyordu. Özellikle ABD'nin Suriye'yi işgali yolunda Türkiye dış politikası, Suriye'deki kendilerinden başka her şeyi düşman, katledilmesi gerekenler olarak gören aşırı dincileri beslemesi, yeni Osmanlıcılık politikaları, süreç içinde ABD ve CIA yetkililerinin tepkisine yol açmaya başlandı. İran'la atom santrali sorunun çözülmesi de BOP projesinde yeni politika değişikliğine yol açtı. Bu çevreler destekledikleri AKP'ye sırtlarını dönmeye, hatta “deliğe süpürülme” vakti geldiğini göstermeye başladılar. Üstelik yıllar boyu dış ticaretine amborgo koydukları İran, Türkiye üzerinden rahatça ticaret yapmaya devam ediyordu.
Üçüncüsüise, iktidarın çok aşırı palazlanması sonucu kendi dar çevresi dışında kalanlarla pastayı paylaşmama eğilimi ortaya çıktı. Bu amaçla yurt içinde eğitim alanında 5 milyar liralık pazarı elinde tutan Gülen cemaatine karşı ”rot balans ayarı” yapılmak istendi. Özellikle ABD çevrelerinin de AKP'nin kullanma tarihinin bittiğine dair mesajlarının artmasıyla cemaat çevreleri de ardı ardına AKP’yi bitirmeye yönelik hamlelere başladı.
Genel manzara böyle.
Ancak iki kesim arasındaki kaset, belge, şah hamlelerini abartmamak, bunlara kapılmamak gerekiyor. Özellikle Gezi direnişiyle korku duvarının yıkıldığı ve sessizliğin bozulduğu süreçte, toplumsal muhalefetin işsizliğe, yolsuzluğa, yoksulluğa, anti demokratik baskılara karşı mücadeleyi öne çıkartması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde toplumun tüm kesimlerine karşı baskı ve şiddetin artacağını sanıyorum. Ancak artık mızrak çuvala sığmayacak durumda.
Ozanımızın 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' dizesi artık oldukça yakın...