Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

30 AĞUSTOS DEVRİM SAVAŞI

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

9 EYLÜL GAZETESİ

 

                                               
                                 Devrim Savaşı

Dün çok anlamlı bir bayramı kutladık. 

1919'da  başta İngiltere Başbakanı Lloyd George olmak üzere dünya egemenlerinin sözlerini hatırlayalım: “ Türkler veba mikrobu gibidirler; en ağır cezalara çarptırılacaklar, Avrupa'dan atılacaklardır; Türkler yaşamaya layık bir halk değildir.”

Bu ırkçı söylemle de Anadolu işgal edildi. 

Birinci Dünya Savaşı egemenlerinin yeryüzünde kurmak istedikleri düzene kafa tutan yalnız Türkiye oldu. 1918'den sonra bu nedenle üç yıl daha savaştık. Öteki ülkeler için 1918'de biten savaşın sonu, Anadolu'da 1922'de noktalandı.
Özellikleri eşi benzeri olmayan süreçti.

İzmir’le başlayıp, İzmir’de biten savaş içinde savaşın çözümüydü.

Bu ulusal bağımsızlığa giden yolun süreciydi.

Sakarya Meydan Muharebesi'nde 12 Eylül 1921, 30 Ağustos Meydan Muharebesi'nin tarihi 1922'dir.

Aradan geçen yaklaşık bir yıl içinde Ankara'da neler yaşandı?

Düşmana son ölümcül darbeyi vurabilmek için zamana gerek vardı; ama, hiç kimse Ordu'nun durumunu yeterince bilmiyordu. İnönü muharebelerine girişirken bütün Anadolu'da ancak beş general vardı, silah yoktu.  Avrupa'dan silah alabilmek olanaksızdı . Sovyetler Birliği  desteği ağır yürüyordu.  İşgalcilerin  3200 makineli tüfeğine karşı 500'ü ağır ve 1500'ü hafif ancak 2000 makineli tüfek bulunuyordu.
 
Kurtuluş Savaşı'na katılmış yazar Şevki Yazman tarihe not düşmüştü:

''Sakarya Meydan Muharebesi'ne ön safta katılmış subayların yüzde 80'i, erlerin yüzde 60'ı şehit olmuş ya da yaralanmıştı. Mesela 42'nci Alay'ın tekmil yüksek kumanda erkânıyla yüzbaşıları ve üsteğmen rütbesindeki subayları şehit oldukları ya da yaralandıkları için bu alayın kumandan vekili bir yedek subay teğmendi.''

30 Ağustos 1922 günü Mustafa Kemal komutasındaki Türk ordusu, özellikle İngilizlerin aracısı ve kışkırtmasıyla Anadolu’yu işgal eden  Yunan ordusunu Anadolu'nun bağrında bozguna uğrattığı gündü. Böylece Ege'nin, İzmir'in dağlarında çiçekler açacağı yolun başlangıcını oluşturmuştu.

                          Sürecin Özellikleri

1) Emperyalizme karşı savaştır. Dünyada ilk kez bir mazlum halk, başında İngiltere'nin bulunduğu emperyalist cepheye karşı ulusal kurtuluş savaşı verdi ve  başarıya ulaştı.

2) İç savaştır. Bir yandan emperyalizme karşı savaşırken, diğer yandan da  iç savaşı da yaşanıyor, Hilafet ordusuna karşı, Çerkez Ethem 'e, Anzavur' a, Anadolu'da başkaldıran gerici isyanlara karşı savaş da yaşanıyordu.

3) Din savaşıdır. İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ile Anadolu'daki Ermeni ve Rumlar Hıristiyan cepheyi oluşturuyorlardı. Birinci Büyük Millet Meclisi'nde bir tek Hıristiyan milletvekili yoktu; İstanbul'daki Patrikhane başından sonuna dek Milli Mücadele'ye karşıydı. 

4) Etnik savaştır. Anadolu'da yüzyıllardır birlikte yaşayan Ermenilerle Türkler, Birinci Dünya Savaşı'nda emperyalizmin kışkırtmasıyla  birbirlerine girmişlerdi. 

30 Ağustos halk hareketinin 91 yılında;  ülkenin bağımsızlığı, aydınlanması savaşı hala sürüyor. Gerici, işbirlikçi çevrelerin her türlü hainliğine, baskılarına, katliamlarına, savaş çığırtkanlığına karşın sürüyor, durdurulamıyor.  Çünkü bu direnişin özünde Ulusal Kurtuluş Savaşı ruhu var, anti emperyalizm var, sürekli devrim var, on binlerce, milyonlarca yurttaş var.
Kommentiere diesen Post