STADLARDA DAVUL YASAĞI
CUMHURİYET GAZETESİ
02.08.2013
METE KIZIK
DAVULUN TOKMAĞI KİME?
Yeni sezonun açılışı, Galatasaray- Fenerbahçe arasında Kayseri Kadir Has Stadı'nda oynanacak Süper Kupafinal maçıyla başlayacak. Stadyumu iki kulübün taraftarı doldururken, milyonlar bu finali televizyon başında seyredecek.
Ancak gün geçtikçe artan faşist uygulamalara bir yenisi daha eklenerek Süper Kupa maçında stada davul getirmek ve çalmak yasaklandı. Kayseri İl Spor Güvenlik Kurulu toplantısı sonrası tribünlere "davul sokulmaması" yönünde karar alındı.
Neymiş bu kararın gerekçesi? Davul tokmakları sahaya atılabilirmiş!..
Akıl ve mantık sınırların en altındaki bu gerekçeyi haklı görmek imkansız. Stadyumdaki davul tokmağının sahaya atılma olasılığı varsa, seyircileri ayakkabısız stadyuma sokmak gerekmez mi önlem olarak. Bu da yetmez, seyircinin donunu, kanatlı ve kanatsız petini sahaya atma olasılığı da yok mu? Seyircinin sahaya metal parayla girmesi yasaklanıyor. Peki, stadyumdaki büfeden yapılan alış veriş sonrası para üstünü kuruş olarak verilmesine ne diyeceğiz?
Bu saçmalıklar anayasal güvencede ki gösteri ve yürüyüş hakkını önlemeye yöneliktir. Gittikçe artan faşizan baskılardan başka bir anlam taşımıyor. Amaç, trübünleri tek tip hale getirmek, gittikçe artan halkın muhalefetini yasaklamak.
Bu yasağa karşı, İzmir merkezli Taraftar Hakları Derneği (THD) yürütmeyi durdurma kararı verilmesi için dün İzmir'de yargıya başvurdu. THD Genel Başkanı mühendis Devrim Cem Ertunaadliye önünde şu açıklamayı yaptı: "
" Ülkemiz tribünlerinde derbi karşılaşmalar başta olmak üzere Avrupa Kupaları dahil tüm maçlarda taraftarlar, tuttukları takıma destek gösterilerinde bulunmak için davulları da kullanmaktadır. Böylesi bir yasak, tamamen keyfi bir uygulamadır ve taraftarların takımlarını destekleme ve rakip takımı etkileme haklarının kısıtlanması anlamı taşımaktadır. Ülkemiz tribün kültüründe de davul, vazgeçilmez bir araçtır. Taraftarların kendi takımlarını desteklemek ve rakip takımı etkilemek için besteledikleri tezahüratlarda davulun varlığı büyük önem taşımaktadır. Büyük bir emek ve yaratıcılıkla bestelenen tezahüratları onbinlerce taraftarın birlikte yapması için ortak ritmin tutturulmasında, davul ve davulcular büyük rol oynuyor. Özellikle, Gezi Parkı direnişi ve dayanışma eylemlilikleri sürecinden sonra, medyada sıkça taraftarlara yönelik önlemler hakkında haberler yer almışken, uygulamaya sokulacak böylesi bir yasak, taraftarların tepkisine sebep olacaktır. Taraftarlar ülkemizin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal olaylardan bağlantısız insanlar değildir. Taraftarlar bu ülkenin yurttaşıdır ve tribünler de toplumun minyatürüdür. Hal böyleyken, taraftarlarca anlaşılır ve kabul edilebilir hiçbir yönü olmayan davul yasağı uygulamasının, yeni bir toplumsal gerilimin kaynağı olması kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle 2577 Sayılı Yasanın 27/2.maddesi gereğince, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep eden dava başvurumuzu İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi kanalıyla Kayseri İdare Mahkemesi Başkanlığı’na yapmış bulunuyoruz."
O halde davullar stada, tokmak kime gitsin diye soralım...