I HAVE A DREAM
9 EYLÜL GAZETESİ
METE KIZIK
7.09.2013
“I have a dream"
Geçen hafta, ABD insan hakları savunucusu siyahi lider Martin Luther King’ınünlü “I have dream" konuşmasının 50. yılıydı.
Bu tarihsel konuşmaya yol açan ABD’de siyahi yurttaşların mücadelesi, hayli acılarla yüklü. Siyahi lider King, "şiddetsizlik" üzerinde oturttuğu düşünceleriyle anti ırkçı hareketin diğer bir çok önemli lideriydi. King'in yaşamı da siyahilerin direniş tarihidir adeta...
Dönemin manzarasına bakalım:
Yasalarla güvence altına alınan beyazlar; her şeyin üzerindeydi. Irkçılık yasalarda yer alıyor ve toplumda benimsenmişti. Siyahi ve beyaz arkadaşlığı bile yadırganırdı. Öyle ki ABD'nin güney eyaletlerinde yasa gereği siyahlarla beyazlar otobüslere ayrı kapıdan biniyor, ayrı yerlerde oturuyorlardı. Okul otobüsleri sadece beyaz çocuklara ayrılmıştı. Walt Disneykarikatürlerinde bile siyahilere yer yoktu. Kütüphaneler siyahilere yasaktı. 1944 yılında, siyahi ulusal beyzbolcu Jackie Robinson, "siyahların otobüslerin en arkasında oturması gerektiğini" öngören yasaya karşın, beyazlara ayrılmış ön koltuklarda oturduğu için askerlikten atıldı. Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi(NAACP) Sekreteri Rosa Parks,Montogomery’deki mesai sonrası evine gitmek için otobüse binmişti. Aynı otobüse binen bir beyaz adam, kendilerine ayrılan kısımda yer bulamayınca, siyahlara ait bölümde oturan Parks'tan yer vermesini istedi. Parks direnince tutuklandı ve dava açıldı. Siyahiler davayı protesto etmek için bir yıl otobüslere binmedi. Bu etkinlik "şiddetsiz eylem" olarak Amerikan tarihine geçti.
*
King, 15 Ocak 1929'da Atlanta'da doğdu. Ailesi dindar bir Hristiyandı. Ancak kendi içinde bu dinin bir çok yerlerini de sorgulamaya başlar. Okulundaki üstün başarıdan dolayı iki kez sınıf atlar. Henüz 15 yaşında liseden mezun olur. 1948'de Sosyoloji bölümünü bitirir, 1955'de de "Sistematik Teoloji" alanında yüksek lisans yapar. Eşi Coretta Scott ile 1953 de evlenir, dört çoçuğu olur. Henüz 24 yaşında siyahilerin en önemli kilisesinde pastör olur. Hristiyanlığın sol kanadına daha ilgi gösterir ve etkilenir.
Ülkedeki ırkçılığa karşı birşeyler yapmanın gerekliliğine inanan King,"Montogomery Otobüs Boykotu" ile şiddetsiz sivil direnişin öncüsü olarak ünlenir.Eylemleri yönettiği için otuz kez gözaltına alınır. Bu süreçte Siyahi Kileselerin Sivil Direnişlerin Konferansı (SCLS), grubunun öncüleri arasında yer alır. Irkçılar bir keresinde evini bile bombalar.
28 Ağustos 1963 tarihinde King, 250 bini aşkın kişinin katıldığı yürüyüşte ünlü " I have a dream" başlıklı bildirisini okudu. Bu konuşma FBI tarafından "komünist" olarak damgalanmasına ve özel yaşamının sıkça ihlal edilmesine yol açacaktı.
İşte o ünlü konuşmadan son bölüm:
“...Bir Hayalim Var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inanç değerlerini tam anlamıyla yaşayacak. Şu konu apaçık ortadadır ki; bütün insanlar eşit yaratılmıştır.”
King, ırkçılık ve savaş karşıtı eylemlerin öncüsü olduğu için çalışmalarından dolayı 1964'de Nobel Barış Ödülüalır. Ödülden kazandığı parayı da SCLS'ye bağışlar...
68 yılı Mart ayında King, 1500 grevci siyahi sağlık çalışanlarını desteklemek için Memphis'e gider. 4 Nisan günü kaldığı Lorraine Motel'in balkonunda saat 16.00' da James Earl Raytarafından boğazından kurşunlanır. Kaldırıldığı hastanede bir saat sonra yaşamını yitirir. Suikast, 60'dan fazla şehirde isyanların çıkmasına neden olur. 5 gün sonra, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'un ulusal yas ilan ettiği gün toprağa verilirken, 300 bin kişi aşan kalabalık, cenazesine katılır. King'in ölümünden sorumlu tutulan zanlı Ray, 99 yıl ağır hapse çaptırılır. 23 Nisan 1998'de hapishanede böbrek yetmezliğinden öldüğü açıklanır. Ölümünden kısa bir süre önce Alman WDRtelevizyonuyla yaptığı röportajda; 25 yıldan beri davanın yeniden görülmesi için yaptığı tüm çabaların engellendiğini ve aslında FBI'nin bir komplosuna kurban gittiğini söyler...
Eşitlik isteyen, ırkçılık ve savaş karşıtı o ünlü konuşmanın yıl dönümünde bu kez ABD’nin ilk siyahi başkanı Yarak Obama, Suriye’de binlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açacak askeri müdahaleye hazırlanıyor. Tarih bu kez komedi ve trajedi olarak yineleniyor...