Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

YUGOSLAVYA AÇILIMI

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

 

 

 

 

YUGOSLAVYA-T-TO.jpg

 

9 EYLÜL GAZETESİ

06.04.2013

 

 

                                    Yugoslavya açılımı


Türkiye; BOP eş başkanın yönetiminde, en son “akpil adamlar” açılımıyla da  hızla Yugoslavya’nın parçalanma sürecine sokuluyor. 
Bu nedenle Yugoslavya’da yaşananları hatırlayalım. 

Dünyamız  80’li yılların ortasına kadar, kapitalist ve sosyalist sitem olarak kamplara ayrılmıştı. Ancak sosyalist ülkeler arasında sayılan Yugoslavya farklı bir model uyguluyor, birçok çevrelerce de sempatiyle karşılanıyordu.  Alman faşizmine karşı partizan hareketinin lideri Mareşal Josip Broz Tito’nun Yugoslavya’yı  Moskova’dan bağımsız yönetmesi, Varşova Paktı’na üye olmaması, bağlantısızlar hareketinin liderliğini yapması, halklar eşit davranması dünya çapında olumlu karşılanıyordu. Tito’nun ülkesinde basın, seyahat ve birey özgürlüğünün olması, yaşam standardının yüksekliği, sosyal devlet özellikleri,  diğer sosyalist ülkelere göre birçok olumlu yönleriyle “demokratik sosyalizm” modeli sundu dünyaya. 

Ancak, 1980’lerin başında başlayan sosyalist ülkelerdeki çözülme süreci ve  Mareşal Tito’nun ölümü,  sorunların su yüzüne çıkmasına ve ülkede derin bir siyasal sosyal ve örgütsel krizin başlamasına yol açtı. Bu da yetmezmiş gibi ABD ve AB’nin balkanlardaki bu güçlü ülkeyi parçalama ve bölme planları işlemeye devreye girdi.  Yugoslavya’yı oluşturan Slovenya, Hırvatistan, Bosna ve Herzegovina, Montenegro, Sırbistan, Makedonya ve  Sırbistan da ki iki özerk il Kosova ve Volvodina kaynamaya başladı.

1981 yılında Sırpların mevcut yapıdan memnuniyetsizliği, diğer altı cumhuriyet ve eyaletlerle ayrışmanın ilk ateşini fitilledi. 1987-89 yılları arasında Slobodan Miloseviç yönetimindeki hükümet tarafından kışkırtılan Sırplar Kosova ve Volvodina’ya karşı saldırgan tutum takındı. Sırp hükümeti bu iki eyaleti tam anlamıyla denetimi altına almak istedi. Böylece diğer cumhuriyetler de kontrol altına alınacaktı. 

Sırpların amacı Karadağ bölgesi için gerçekleşip kontrolü ele alırken, Slovenya için başarısızlıkla sonuçlandı. 

Bu kargaşalı dönemde siyasi çatışmalara ek olarak, önemli ekonomik ve sosyal sorunlar ardı ardına patlak vermeye başladı.  Kitlesel grevler, sosyal, siyasal ve ulusal hoşnutsuzluk ayyuka ya çıkmaya başladı.  Bu durum Sırbistan'da baskıcı, faşist yönetimin işine yaramaya başladı.
 
İlk olarak Sırbistan’da ortaya çıkan aşırı milliyetçilik dalgası,  diğer cumhuriyetlere de sıçrayarak ayrışmayı körükledi. Onlarca yıldır birbiriyle kaynaşmış, karışmış ailelerde bile parçalanmalar, ayrışmalar başladı.  1990’ da yapılan ilk özgür seçimlerde birlikten yana sosyalist, komünist partiler değil de milliyetçi ve komünist idealden vazgeçmiş komünist partiler seçimlerde zafer kazandı. 

Yaşanan iç karışıklık sürecinde 1991 yılında Yugoslav ordusu Slovenya ve Hırvatistan’a saldırıp, Hırvatistan kenti Vukovar’ı kuşattı. Bunun üzerine bu iki cumhuriyet, bağımsızlığını ilan etti. İlk olarak Avusturya ve Almanya bu iki ülkeyi tanıdı. Burada geleneksel Alman’ların Sırp karşıtlığı dikkat çekici oldu. 
Bağımsızlığını ilan etmek isteyen cumhuriyetlere Bosna da katılır. 1992’de ilk savaş durumu yaşanmasıyla çatışmalar 1995 kasım ayına kadar sürdü. Bu süreçte  soykırım, katliam, gözaltı kampları, dehşet, acı, sürgünler yaşanır. Bosnalı Sırplar tarafından Srebrenica’da 8 bin Bosnalı Türk katledildi. Hırvat güçleri de 200 bin Hırvat Sırp’ını sürgün etti.  

Yugoslavya’daki iç savaşta yaşamını yitirenlerin sayısı 200 bin tahmin edilirken bunun 100 bini Bosna’da yaşanır. İki milyona yakın insan göç etmek zorunda kaldı. 

1996-97 yılları arasına “ normalleşme” olduğu sanılırken bu kez Kosova’da Sırplarla, çoğunluğu oluşturan Arnavutlar arasında çatışmalara NATO birlikleri müdahalesi yaşandı. Ancak bu durum savaşı daha da kızışmasına, Kosova’da çatışmasız geçmeyen saat bile olmamasına yol açtı. NATO’nun Sırp yerleşim bölgelerini bombalaması sonucunda bir milyona yakın Sırp göç etmek zorunda kaldı. Savaş 1999 Haziran’ında biter, Kosova bölgesi uluslar arası koruma bölgesi ilan edildi. 

1992’de eski Yugoslavya bölgesinde Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman’ın ölümüyle demokratik bir ortam doğmaya başlar. Muhalefet, iktidara gelir. 2000 yılında Sırbistan’da yapılan seçimler, devlet başkanı Miloseviç’in 12 yıllık yönetimini yıkılmasına yol açar. 2001’de bu kez Makedonya’da hükümet güçleriyle paramiliter güçler arasında çatışmalar yaşanır. 2003’de Sırbistan devlet başkanı Zoran Djindjic öldürülür. 2004’de Kosova’da bu kez Sırplara karşı saldırılır. Belgrat’ta ise Müslümanlara karşı saldırılar düzenlendi.  2008’de Kosova bağımsızlığını ilan etti.  

 

 

 

T-TO.jpg

Kommentiere diesen Post