TARAFTAR HAKLARI DERNEĞİ: İZMİR'DEN YÜKSELEN SES
9 EYLÜL GAZETESİ
6.07.2013
METE KIZIK
İzmir'den yükselen ses
İzmir'den çıkıp, tüm Türkiye'yi kapsayan bir bayrak oldu taraftarların barış, dostluk dayanışma için birliği. Göztepe, Karşıyaka,Altay, Bucaspor,Altınordu, Damlacıkspor,İzmirspor taraftarlarını bir çatı altında bir araya getirmeye koyuldular bir yıl önce. Taraftarlar; mühendis Devrim Cem başkanlığında aklı başında tribün liderlerinden oluşan bir yapılaşmaya gittiler ve adını Taraftar Hakları Derneği (THD) koydular. Bu maya tutup ülke çapında birbiri ardına taraftarlar; dostluk, dayanışma, renklerin kardeşliği için bir araya gelmeye başladı. İzmir'imizin aydınlık, çağdaş insanları bir kez daha örnek oldu Türkiye'ye...
Bu birliktelik sonucu; Alsancak Stadı'nın yıkılıp, yerine AVM dikilmesine karşı çıkışların merkezi oldu THD. Gezi direnişlerindeki Beşiktaşlı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı taraftarlarının birliğini daha bir yıl önceden İzmir'de başardılar bu bir gurup güzel insan. Yapılan iki yığınsal miting ve kamuoyu çalışmalarıyla Alsancak Stadı'nın direkleri TOKİ'ye giderken, Türkiye'nin en eski stadyumu, taraftarlarının tarihine, kentine ve kendine sahip çıkması sonucunda yok edilmekten kurtuldu.
Bu başarının ardından İzmir'de Gezi direnişi sürecinde bir çok forumlar yaparak, taraftarlarının kamuoyundaki, kötü imajını yerle bir ettiler. Medyanın ve bazı kulüp yöneticilerin taraftarlar üzerinden tiraj ve öne çıkma niyetlerini ortalığa saçtılar, Onlar; taraftarların dayanışmacı, özgürlükçü, sporun önce dostluk, sevgi olan yüzününü sergilenmesini başardılar. Salı günü Alsancak İskelesi önündeki çimlerdeki yaptıkları forumda da özellikle stadyumlarda küfürlerin önlenmesi, kadınların ve yetişkinlerin de özgürce, korkusuzca stadyumlara gelebilmesi için bir dizi kararlar aldılar. Bu konuda özellikle stadyumları dolduran genç ergenlere yönelik bilinçlendirme çabalarına girilmesini kararlaştırdılar.
THD başkanı Devrim Cem, şunları söylüyor: “2010 yılında, İstanbul’da
Galatasaray’ın yeni stadının açılış töreninde yaşananlardan sonra da
İzmir’deki taraftarlar olarak yan yana gelip siyasi iktidarın üslup ve
tutumuna karşı birlikte yürüdük ve Başbakan’a kırmızı kart gösterdik.
Yine geçen yıl, Alsancak Stadı’nın yıkılarak yerine AVM, rezidans
yapılmak istenmesine karşı İzmir’deki taraftarlar olarak tek ses, tek yürek
olduk ve hem kendi yaşam alanlarımıza hem de kentimizin tarihsel
belleğine sahip çıktık. Umudum şudur ki, bu tür yan yana gelişler,
düşmanlıklara bir son versin. Ülkemizde futbol başta olmak üzere spor
alanlarında yaşanan şiddet olayları ve yaygın nefret söylemlerinin
sebeplerini biz taraftarlarda değil, toplumsal ilişkilerimizde, siyaset
tarzımızda, yazılı ve görsel medyanın ‘dili’nde aramak gerektiğini
düşünüyorum. Çünkü tribünler toplumun minyatürüdür ve toplumsal
koşullardan, koşullandırmalardan birebir etkilenmektedir”.
İzmir'i İzmir yapan bu güzel insanlara, bu çapulculara bir kez daha selam olsun.
*
Bu arada Mısır'da halkın bir yıldır sürdürdüğü direnişe ordunun verdiği desteği
selamlıyorum. Demokrasiyi tren sananlara, dini; kirli emelleri için kullananlara
ders olsun.