MUMİMA' YA ÖZGÜRLÜK
METE KIZIK
HALKIN TAKIMI DERGİSİ
18. SAYI

ONU DAYANIŞMA YAŞATTI, DAYANIŞMA KURTARACAK
Ülkemizdeki basın özgürlüğü konusu son zamanlarda ülke gündemine oturdu. En son rakamlara göre ülkemizde gazetecilerden tutuklu sayısı 60, yargılananı 2000, hakkında soruşturma açılanların sayısı ise 6000'i aşmış durumda. Medyada sansürden dolayı herşeye karşın cesurca gazetecilik yapanların yanında, kalemini kıran, satan, kiralayan light'lenenler de var.
Ülkemizde basına yönelik tutuklamalar, baskılar ve sansür dünyanın dört bir yanında protestolara yol açarken, İçişleri bakanı Beşir Atalay ise 18 Şubat'ta, ” Türkiye basın özgürlüğü açısından Amerika'dan daha çok basın özgürlüğünün olduğu bir ülkedir” dedi
Ancak ABD'de basın özgürlüğü konusunda neler yaşanıyor bu konu hiç araştırılmadı yazılmadı. Google aramasında bile böyle bir konu bulunmadı. Ancak yaşantımın yarısından fazlasını geçirdiğim Avrupa'da, bir çok etkinliklerin düzenlenmesinde de yer aldığım bir konu var ki gündem “ gazeteciler” olunca tam zamanı dedim. Abu Cemal Mumia'nın başına gelenler ve yaşadıkları ve onunla dayanışmak bir yanıyla benim için de, uluslararası dayanışmasının gereği...
Mumia'nın suçu; derisinin rengi
Abu Cemal Mumia beyaz bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle tartışmalı ve komplolarla dolu bir yargı süreci sonucunda ölüm cezasına çarptırıldı. Dünyanın dört bir yanındaki gösteriler ve eylemler onu bir haksızlıktan kurtardı. Hakkındaki ölüm cezası 2008’de kaldırıldı. Lehine bulunan kanıtlar mahkemede dinlenmeyen, cinayeti itiraf eden kişi göz önüne alınmadan işleyen dava süreci sonucunda Mumbai 29 yıldır hapis.
29 yıldır dayanışma yaşatıyor
Kara Panterler Partisiyle 14 yaşında tanıştı. Okulla ilişkisi parti bildirisini dağıttığı için kesildi. Partinin radyosunda spikerlik yapmaya başladı. Bir radyo programında Mao'nun “ iktidar namlunun ucunda büyüyor” alıntısını okudu. Fişlendi. Tüm kapılar yüzüne kapandı. Taksi şoförlüğünden başka iş bulamadı. Beyaz bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle tartışmalı ve komplolarla dolu yargı süreci sonucunda ölüm cezasına çaptırıldı. Ancak dünya bu haksızlığa ayaklandı. Dört bir yanda protesto eylemleri, yürüyüşler, imza kampanyaları düzenlendi. Dayanışma onun yaşamını kurtardı. İnfazı defalarca ertelendi. En sonunda hakkındaki ölüm cezası 27 Mart 2008'de tümden kaldırıldı. Gelçen hafta içinde ABD Yüksek Yargıçlar Meclisi, davanın en başından görülmesi başvurusunu ele aldı... Ancak başvuru ret edildi. Haksız yere mahkum olup, her saniye infazı olasılığıyla 29 yılı hücrede geçen Abu Cemal Mumia'nın, kısa sürede özgür kalması yine olanaksızlaştı... Ancak Onu; 29 yıl boyunca dayanışma yaşattı, belki de yine dayanışma kurtaracak...
Mumia'nın öyküsüne bakalım.
Mumia, babasını 9 yaşında kaybederken üç küçük kardeşiyle birlikte beraber yaşam mücadelesi veriyordu . 1964'deki Philadelphia Eyaleti siyahi ayaklanması onun politize olmasına yol açtı. 68 ABD devlet başkanı adaylarından George Wallace'ye karşı gerçekleştirilen protesto eylemlerinde ilk kez ırkçı polislerin şiddetiyle tanıştı. 14 yaşında bu eylemde tutuklandı. Sonra Kara Panterler'in radyosunda spikerliğe başladı. Üçüncü evliliğiyle birlikte partiden ayrılarak, çevreci yeşil anarşist MOVE gurubuna katıldı. Bu gurubun radyosu WHYY'de kadife sesi, ilginç röportajlarıyla kısa sürede ünlendi.
9 Aralık 1981'de İrlanda doğumlu polis memuru Daniel Faulkner gece sokak devriyesi görevini yapmaktadır. Farları kapalı arabayı durdurur. İçindekileri indirir. Şoförü yere yatırır. Köşe başındaki Mumia, yerde kelepçe takılmak üzere olan kardeşini görür. Bu arada taksideki müşteriler polise saldırır. Çıkan silahlı çatışmada polis memuru Faulkner yaşamını yitirir. Mumia iki sokak aşağıda üzerinde tabancayla yakalanır. Gözaltında polisi kimin öldürdüğünü söylemesi istenir. Ancak ifade vermez. Sadece beyazlardan oluşan jüri ve ırkçı bir savcının mahkemesi sonucunda hemen ölüm cezasına çaptırılır. Üstelik polis memurunu öldüren mermiyle Cemal'in tabancasında çıkan mermiler farklıdır.
John Holloway, Mumia yazımın altına imzasını atarken... 18.04.2011
Mumia yalnız değildir...
Bu durum tüm dünyada onun suçsuzluğunun savunulmasına yol açar. Cemal'le dayanışma gurupları oluşturulur. Binlerce yürüyüş, basın açıklamaları, imza kampanyası, konser düzenlenir... ABD’de idam cezasına karşı mücadelenin de simgesi olan Mumia Abu Jamal’in, 1999 yılanda infaz tarihi belirlenir. Gelen tepkiler üzerine infazı ertelenir. İsmi Paris'te bir sokağa bile verilir.. Bir çok insan hakları örgütü jürinin ırkçı bir anlayışla seçildiğini, soruşturmaların gelişigüzel yürütüldüğünü ve Mumia'yı aklayan tanık ifadelerinin dinlenmediğine dikkat çeker. Çünkü 2001 yılında, olay gecesi takside bulunan Arnold Beverly’nin duruşmada yeminli ifadesinde polisi öldürenin kendisi olduğunu açıklaması bile dikkate alınmamıştır.
Mumia, en sonunda yaklaşık 20 yıl süren sessizliğini 3 Mayıs 2001'de bozar. Suçsuz olduğunu söyler. Avukatı Robert R. Bryan davanın yeniden görülmesi için başvuruda bulunur. Bryan: “Savcılığın 1982’deki jüri üyelerinin seçiminde izlenen ırkçı motifleri göz önüne serecek güçlü kanıtlarımız var. İdama kararlı iddia makamı karşısında adalet umuduyla mücadele etmekten başka çaremiz yok” açıklamasında bulunur.
Ancak bu karara rağmen yine dayanışma sesleri kesilmiyor. Jürinin verdiği ırkçı karara karşı tepkiler, dayanışma sesleri yükselmeye devam ediyor. Son kararın yeniden gözden geçirilmesi için dilekçeler yağmaya başladı bile...
Onu, dayanışma yaşattı, dayanışma kurtaracak...