Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

ATTAC İYİ BANKA MÜMKÜNMÜ DÜR?

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

attac.jpg

 

 

  NOT.   BU YAZI PAZAR EKİNDE YAYINLANMAMIŞTIR

 

METE KIZIK

BAŞKA BİR BANKA MÜMKÜNDÜR

 

Biriktirme dönemi başlamadan önce ayakkabı üreticisi, emeğini satıp, yaşamını sürdürebilmek için yiyecek alıyordu. Bu, meta- para- meta ilişkisiydi. Daha sonraları kapitalizmde bu kez para- meta- para döngüsü kurgulandı. Kapitalist parasını fabrika kurmaya harcıyor, fabrikada üretilen metadan, para kazanıyordu. Elde ettiği paranın bir kısmını da kökleri M.Ö’ye uzanan bankalara rizikosuz kazanç için yatırıyordu!

 

Gel zaman git zaman, bankalar, ekonomiyi, toplumu, devleti ve ülkeleri yönetecek kadar palazlandı, küresel güç oldular.

  

Çark çok basitti. Büyük bankalar ülkelere ve küçük bankalara düşük faizle para satmaya başladı. Onlar da “en alta kalanın canı çıksın” hesabı bireylere ve küçük işletmelere çifte faiz bindirip satan canavara dönüştüler.

 

Tüketim robotu durumuna düşürülen birey, kapitalistin ürettiği metaya sahip olmak için bankalara adeta esir düştü.

 

Gelelim bugüne…

 

Neo- liberal küresel düzende palazlanan bankalar, çeşitli oyunlara yöneldi. Ülkelerin para değerini düşürme, yapay değer kazandırma, kredi ticareti, kredi kartları, yüksek faiz, her işlemden pahalı kesinti, paralı servis, az personel ama çok iş, fahiş kâr…

 

Binlerce kişi dar boğaza düştü böylece. Bireysel ve toplumsal yıkımlar yaşandı. Kimileri borçlar nedeniyle intihar bile etti.

 

Ancak serbest liberal ekonominin olmazsa olmazı bankalar, son ekonomik krizde yaşandığı gibi devlete muhtaç olup, kurtarılmak zorunda kaldılar. Kamunun kaynakları finans sektörüne, bankalara pompalandı. Savundukları serbest piyasa ve rekabet hikaye olmuştu.

 

Tu kaka gördükleri “devlet baba” sayesinde kurtarıldılar. Dünyada bankaları kurtarma operasyonunun boyutu, 12 trilyon dolara ulaştı. Halkın vergileri ve bütçesi, bankaları kurtarmak için heba edildi. Bu duruma Kopenhag’da yapılan çevre konferansında isyan eden Hugo Chavez ‘‘Eğer çevre, banka olsaydı, çoktan kurtarmıştınız‘ diyerek manzarayı özetledi.

 

 

 attac_entert_boerse.gif 

 

 

 

 

 

 

 

Peki, başka bir banka mümkün mü?

 

Bankaların gaddarlığına, soygunculuğuna dur demek ve en son küresel krize yol açmalarına tepki olarak Avusturya ATTAC, ilginç bir çıkış peşinde.

 

Özellikle Fransa, Almanya, Avusturya başta olmak üzere 50 ülkede 90 bin üyeye ulaşan sivil toplum kuruluşu ATTAC, borsadaki uluslar arası para trafiği işlemlerinden yüzde 0.02 vergi kesilip, geri bıraktırılmış ülkelere aktarılmasını talep ediyor.

  

Başka türlü bir bankacılık önerisi getiriyor. Adı, “Demokratik bankacılık”…

 

Bu yapının amacı, topluma hizmet. Aynı zamanda sosyal ve ekolojik gelişmeye destek, paylaşımda ve karar alma mekanizmalarında adalet…

Cinsiyet eşitlikçi yaklaşım, bölgesel ve kültürel katılımcılık da var.

Üstelik kâr amaçlamadan, yerel ekonomiyi ve küçük girişimcilere destek söz konusu.

 

 

Başka bir "demokratik banka" neler sunacak?

 

10 milyon avro ana sermayeyi, 10 bin ortaktan toplamayı hedefliyorlar. 2 bin 300 yerleşim biriminde şube açıp, çalışanların maaşını asgari ücretin yüzde 50 fazlası düzeyinde planlıyorlar. Kredilerde en çok yüzde 3.5 faiz uygulayacaklar.

 

Müşterilerinin hesap işlemlerinden para alınmayacak. Bankanın mali kaynağı kredi işlemlerinde karşılanacak. Vadeli, vadesiz tüm işlemlerde sınırsız garanti verilecek, bireylere ve girişimcilere uygun kredi sağlanacak. Ekolojik girişimcilere ekstra bonus verilecek. Bu girişimin ve demokratik banka sisteminin AB ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) yasalarının kıskacına takılmaması için halk oylaması ile bu bankayı resmileştirmeyi planlıyorlar. Halk oylamalarının diğer tüm anlaşmalardaki üstünlüğünden yararlanmak amacındalar.

 

Bu bir rüya, bu bir hülya değil…

 

Yeni yılda faaliyete geçecek olan demokratik banka için“ göle maya çalmak“ diyenler de var ama...

 

Neden olmasın ?

 

metekizik@cumhuriyet.com.tr

 

Kommentiere diesen Post