Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

ÇEVRENİN SAHTE DOSTLARI-VATTENFALL

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

                    VATTENFALL.jpg
               
Hafta Sonu 01.08.2009


Çevrenin sahte dostları




METE KIZIK



Özellikle son 30 yılda gezegenimiz deki iklim değişikliği giyeceklerimizden yiyip içtiklerimize kadar yaşantımızı derinden etkleyecek boyutlara ulaştı.


Ancak çözümü var. Örneğin silah üretici ve tüketicisi ülkelerin harcadıkları paranın dörtte biriyle küresel ısınmayı tümden durdurmak olanaklı.


Küresel ısınmayı durdurmak, azaltmak yolunda kafa patlatanlar hayli çok. Duyarlı bireyler, sivil toplum kuruluşları, uluslalarası örgüt ve komisyonlar bu felaketi önlemeye çalışıyor. Herkes bir şeyler yapıyor ve bazıları çıkarları için kullanmaya bakıyor...


Bunlardan İsveçli enerji şirketi Vattenfall, 27 Mayıs’da en çevreci şirket ödülünü kazandı. Ödülü veren kurum Danimarka devleti. Düzenlediği World Business Summits on Climate (Dünya İklim Değişikliği Zirvesi) toplantısında bu kararını açıkladı. Ödülün verilme gerekçesi firmanın yıllardır çevre ve iklim dostu hizmetleri ve duyarlılığı. Vattenfall’ın başkanı ve CEO’su Lars Josefsson, aynı zamanda Almanya Başbakanı Angela Merkel‘in de iklim değişikliği danışmanı. Merkel ülkesinde çevreciler tarafından sürekli olarak topa tutulan bir isim...

 

Çevreci Vattenfall!


İsveçli, tamamı devlete ait ve Avrupanın üçüncü büyük enerji şirketi Vattenfall; Ocak 2007’de Berlin’de “Küresel Isınmanın Etkilerini Azaltma Haritası“ başlıklı manifesto açıkladı. Bu bildirge aynı zamanda çevre konusunda nasıl kar ederizin belgesi adeta.


Sera gazı konsantrasyonunu 450 ppm’yle sınırlamanın masrafı, dünya GSMH’sinin yüzde 0.6’sı kadar. Bu da dünya küresel savuma harcamalarının da dörtte birine denk geliyor. Sanayileşmiş ülkelerde ihtiyaç duyulan önlemlerin yüzde 40’ı kendi kendini finanse edebilir. Atmosferdeki sera gazlarının azaltılması ise küresel ısınmanın 2 santigrad artışla sınırlandırılmasını sağlıyor. Sahip olduğumuz teknoloji ile bu son derece mümkün. Aynı zamanda bu teknolojinin daha da ileri götürülmesi için çalışmalıyız. Örneğin sera gazı emisyonları için küresel bir fiyat belirlemek... Küresel boyutta, her yıl 7 milyar ton sera gazı emisyonu engellenebilir. Sera gazı emisyonunu engellemek ton başına 15 Euroluk bir masrafa. Nükleer enerji kullanımının da artırılması gerekmektedir.”


Şirketin klima ve küresel ısınmaya bakış açısı bu!


Oysa çevreci kişi ve kuruluşlar tarafından “sahtekar” etiketi yapıştırılan bu şirket, neden bu sıfatı hak eder dersiniz?


Vattenfall Almanya’da kurduğu Krümmel ve Brunsbüttel atom santrallerinde sık sık arızalar yaşanıyor. Son 1 yılda 250 bin müşteri bu santralden elektrik almaktan vaz geçti. Krümmel’deki atom santralinde yangın nedeniyle iki yıl boyunca kapataldı. Teknik arızaların giderildiği açıklanarak geçen 19 Haziran’da tekrar üretime başlar. Ancak yine sıkça teknik arızalar belirir. Atom santrali patlamaktan kıl payı kurtulur. Yine 4 Temmuz’da otomatik “acil kapama” sistemi devreye girer, elektrik üretimine ara verilir. Hastaneler, evler eletriksiz ve susuz kalır, yollar tıkanır, trenler çalışmaz. Kaos ortamı doğar.


Kömür, su ve atom santrallerinden elektrik üreten Vattenfall şirketi 2007 ‘de, Merkel’in partisi CDU ile Yeşiller’in koalisyon hükümeti kurdukları Hamburg eyaletinde kömürden elektrik santrali kurma izni çıkartır. Moosburg’daki bu yeni santral için bereket Yeşiller çok duyarlıdır. Yeralatı sularının korunması için çok geniş bir yatırım şirketten talep eder. Çünkü; fabrika saniyede 64 bin ton suyu soğutma amaçlı olarak kullanmak istemektedir. Bu Hamburg bölgesindeki tüm sanayi kuruluşlarının kullandığı toplam suyun 8 katıdır.


Şirket ne yapar bu durumda?


Dünya çevre duyarlı şirket seçilen Vattenfall bu “köstekler”den dolayı Almanya’yı 8 Nisan 2009’da Dünya Bankası Mahkemesi’ne şikayet eder. Tutar birde Washington’daki Uluslarası Ticaret Mahkemesi’ne (ICSID) başvurur.


Öte yandan kömür santralinin yapılmasına karşı tepkiler çığ gibi büyür. İnşaat alanı sık sık işgallere sahne olur. Santralin yarım duvarına “Bay Bay Vattenfall” afişlemesi yapan Hanna Poddig‘e karşı dava açılır.


Vattenfall şirketi, bir önceki yıla göre yüzde 15 artışla 2 Milyar 624 milyon avro kar eder. Bu karla çevre dostu elektrik üretimi yerine kömürle işletilen santralleri satın alır. Yetmez... Hamburg ve Berlin’deki elektirik işletmelerine de sahip olur. İsveçteki kendisine ait elektrik santrallerinin sayısı 10. Ancak sık sık arazılanmaları ve çevre kirleticiliği nedeniyle bunlardan 5’i kapatılmış durumda. Elektrik pazarındaki liberalleşme, özel şirketlere devir fırtınasından en karlı çıkanlar arasında bu şirket bulunmakta.


WWF tarafından Avrupa’nın en zararlı 30 baraj listesinde Vattenfalls Meiler 14. sırada yer alır. Rapora göre bu şirketin atmosfere saldığı CO2, yıllık 12 milyon ton. Almanya’daki en zararlı 10 elektrik santrallerinden 2’si bu firmaya ait.


Şirketin gerçek yüzü böyle...


Sakın bu şirket yakında Türkiye’de karşımıza çıkmasın?..
metekizik@cumhuriyet.com.tr

 

                            
                               
Kommentiere diesen Post