Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

YAT GAZETECİ YAT

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

DOBRA GAZETESİ- 8 MART. 2010

                           Yat Gazeteci Yat

FETÖ kumpaslarıyla yüzlerce aydın, asker, gazeteci, yurttaş Ergenekon, Balyoz, Casusluk, ODATV davası gibi tertiplerle tutuklanmış, zindanlara atılmış, işkencelere uğramış, mesleklerinden, aile yaşantılarından uzaklaştırılmıştı. Bu hain cemaat yapılanması en son 15 Temmuz’da CIA ve ABD destekli bir darbe girişimine kalkışmıştı. Aldatılanların aksine; bu hain yapıya karşı 30-40 yıldan beri özellikle aydınlarımız kararlı duruş sergiledi. Bu din maskeli ajan yapının emellerini ve iç yüzlerini on yıllar öncesinden ortaya çıkarttılar.

Günümüzde ise bu FETÖ’cu hain yapının en sevindiği olaylarından biri de Libya’daki MİT şehidinin cenaze törenine ilişkin yapılan haberle ilgili başlatılan soruşturmada OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılınç’tan sonra OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’ın tutuklanması oldu. Pehlivan savunmasında, "Bugün Fetullahçı gladyonun yıkımının en önemli bir yıl dönümünden birisini kutladık. Bundan 9 yıl kadar önce buradaki avukatlarla birlikte bu adliyede toplanmıştık. Çünkü OdaTV davasının ikinci dalgası yapılmıştı. Benim için bu anlamda bu durum bir dejavudur" dedi.

FETÖ’ cu kaçak Emre Uslu, twitter üzerinden ODATV yöneticilerinin tutuklanmasını sevinçle karşılayan yazılar yazdı.

Gazeteciler dünyanın dört bir yanında çok çeşitli sudan gerekçelerle özgürlüklerinden yoksun bırakılıyor. Bunlardan biri de ABD’li Kara Panterler’in önde gelen isimlerinden biri de Abu Cemal Mumia.

Mumia'nın suçu; derisinin rengi

Abu Cemal Mumia beyaz bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle tartışmalı ve komplolarla dolu bir yargı süreci sonucunda ölüm cezasına çarptırıldı. Dünyanın dört bir yanındaki gösteriler ve eylemler onu bir haksızlıktan kurtardı. Hakkındaki ölüm cezası 2008’de kaldırıldı. Lehine bulunan kanıtlar mahkemede dinlenmeyen, cinayeti itiraf eden kişi göz önüne alınmadan işleyen dava süreci sonucunda Mumbai 39 yıldır hapis.

39 yıldır dayanışma yaşatıyor

Mumia; Kara Panterler Partisi ile 14 yaşında tanıştı. Okulla ilişkisi parti bildirisini dağıttığı için kesildi. Partinin radyosunda spikerlik yapmaya başladı. Bir radyo programında Mao'nun “ iktidar namlunun ucunda büyüyor” alıntısını okudu. Fişlendi. Tüm kapılar yüzüne kapandı. Taksi şoförlüğünden başka iş bulamadı. Beyaz bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle tartışmalı ve komplolarla dolu yargı süreci sonucunda ölüm cezasına çaptırıldı. Ancak dünya bu haksızlığa ayaklandı. Dört bir yanda protesto eylemleri, yürüyüşler, imza kampanyaları düzenlendi. Dayanışma onun yaşamını kurtardı. İnfazı defalarca ertelendi. En sonunda hakkındaki ölüm cezası 27 Mart 2008'de tümden kaldırıldı. Geçen hafta içinde ABD Yüksek Yargıçlar Meclisi, davanın en başından görülmesi başvurusunu ele aldı... Ancak başvuru ret edildi. Haksız yere mahkum olup, her saniye infazı olasılığıyla 39 yılı hücrede geçen Abu Cemal Mumia'nın, kısa sürede özgür kalması yine olanaksızlaştı... Ancak Onu; 40 yıl boyunca dayanışma yaşattı, belki de yine dayanışma kurtaracak...

Mumia'nın öyküsüne bakalım.
Mumia, babasını 9 yaşında kaybederken üç küçük kardeşiyle birlikte beraber yaşam mücadelesi veriyordu . 1964'deki Philadelphia Eyaleti siyahi ayaklanması onun politize olmasına yol açtı. 1968 ABD devlet başkanı adaylarından George Wallace'ye karşı gerçekleştirilen protesto eylemlerinde ilk kez ırkçı polislerin şiddetiyle tanıştı. 14 yaşında bu eylemde tutuklandı. Sonra Kara Panterler'in radyosunda spikerliğe başladı. Üçüncü evliliğiyle birlikte partiden ayrılarak, çevreci yeşil anarşist MOVE gurubuna katıldı. Bu gurubun radyosu WHYY'de kadife sesi, ilginç röportajlarıyla kısa sürede ünlendi.

9 Aralık 1981'de İrlanda doğumlu polis memuru Daniel Faulkner gece sokak devriyesi görevini yapmaktadır. Farları kapalı arabayı durdurur. İçindekileri indirir. Şoförü yere yatırır. Köşe başındaki Mumia, yerde kelepçe takılmak üzere olan kardeşini görür. Bu arada taksideki müşteriler polise saldırır. Çıkan silahlı çatışmada polis memuru Faulkner yaşamını yitirir. Mumia iki sokak aşağıda üzerinde tabancayla yakalanır. Gözaltında polisi kimin öldürdüğünü söylemesi istenir. Ancak ifade vermez. Sadece beyazlardan oluşan jüri ve ırkçı bir savcının mahkemesi sonucunda hemen ölüm cezasına çaptırılır. Üstelik polis memurunu öldüren mermiyle Cemal'in tabancasında çıkan mermiler farklıdır.

Mumia yalnız değildir...

Bu durum tüm dünyada onun suçsuzluğunun savunulmasına yol açar. Cemal'le dayanışma gurupları oluşturulur. Binlerce yürüyüş, basın açıklamaları, imza kampanyası, konser düzenlenir... ABD’de idam cezasına karşı mücadelenin de simgesi olan Mumia Abu Jamal’in, 1999 yılanda infaz tarihi belirlenir. Gelen tepkiler üzerine infazı ertelenir. İsmi Paris'te bir sokağa bile verilir... Birçok insan hakları örgütü jürinin ırkçı bir anlayışla seçildiğini, soruşturmaların gelişigüzel yürütüldüğünü ve Mumia'yı aklayan tanık ifadelerinin dinlenmediğine dikkat çeker. Çünkü 2001 yılında, olay gecesi takside bulunan Arnold Beverly’nin duruşmada yeminli ifadesinde polisi öldürenin kendisi olduğunu açıklaması bile dikkate alınmamıştır.

Mumia, en sonunda yaklaşık 20 yıl süren sessizliğini 3 Mayıs 2001'de bozar. Suçsuz olduğunu söyler. Avukatı Robert R. Bryan davanın yeniden görülmesi için başvuruda bulunur. Bryan: “Savcılığın 1982’deki jüri üyelerinin seçiminde izlenen ırkçı motifleri göz önüne serecek güçlü kanıtlarımız var. İdama kararlı iddia makamı karşısında adalet umuduyla mücadele etmekten başka çaremiz yok” açıklamasında bulunur.
Ancak bu karara rağmen yine dayanışma sesleri kesilmiyor. Jürinin verdiği ırkçı karara karşı tepkiler, dayanışma sesleri yükselmeye devam ediyor. Son kararın yeniden gözden geçirilmesi için dilekçeler yağmaya başladı bile...
Onu, dayanışma yaşattı, dayanışma kurtaracak...

 

 

YAT GAZETECİ YAT
YAT GAZETECİ YAT
Kommentiere diesen Post