KORKMAZ'LAR DÜNDEN MİRAS

KORKMAZ’LAR DÜNDEN MİRAS
Ülkemiz tarihinde gericiliğe, baskılara, çevre ve doğal yaşamı katledenlere karşı, özgür, baskısız, demokratik bir ülke için ayağa kalkan milyonların en barışcıl tepkisiydi Gezi direnişi. Milyonlar yurdumuzun dört bir yanında ses verdi, Her düşünceden binlerce insan tarikatçılığa, etnik bölücülüğe, anti-demokratik uygulamalara karşı tek vücut oldu. Başta neo liberaller, gericiler, kürtçü siyasetçiler bu muazzam birlikteliğe karşı çıktılar, karalamaya çalıştılar ancak milyonların birleşmesine engel olamadılar. Özellikle dönemin birçok FETÖ’cü güvenlik amirleri halka cop, göz yaşartıcı bomba, gözaltılar, keyfi tutuklamalarla saldırdılar. Gezi direnişi sürecinde onlarca insan yaralandı sakatlandı, yaşamını yitirdi… Bunlardan biri de Ali İsmail Korkmazdı...
Hayata sımsıkı bağlı; yüreği doğa, insan, hayvan sevgisiyle çarpan bir gençti Ali İsmail Korkmaz. 1994 yılında Antakya’da dünyaya gelen Ali İsmail, ilk öğrenimini Ekinci Nevzat Ceylan İlköğretim Okulu’nda tamamladıktan sonra Antakya Hüseyin Özbuğday Lisesi’nde orta öğrenimine başladı. Ali İsmail, daha lise öğrencisiyken “Toplum İçin Gençlik” hareketini başlatarak arkadaşlarıyla birlikte çeşitli projelere imza attı. Liseden mezun olup Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünü kazanan Ali İsmail, üniversitede birinci sınıf öğrencisiyken Eskişehir’de yapılan Gezi Direnişi eylemlerine katıldı. Bu eylemler sırasında karanlık sokaklarda pusu kuran eli sopalı kişilerin şiddetine maruz kaldı. Başına aldığı sert darbeler nedeniyle beyin kanaması geçiren Ali İsmail, 38 gün komada kaldıktan sonra 10 Temmuz 2013 tarihinde aramızdan ayrıldı. Arkasında, kısacık ömrüne ancak bir kısmını sığdırmayı başardığı hayallerini gerçekleştirmeye and içmiş bir halk bıraktı…
Yüreği ve aklı her zaman yaşından büyük olan Ali İsmail, daha 17 yaşında arkadaşlarıyla birlikte “Toplum İçin Gençlik” adını koyduğu hareketi başlatmıştı. Bu hareket kapsamında Ali İsmail ve arkadaşları kitap toplayarak kütüphanesi kısıtlı olan ilköğretim okullarına kitap bağışlamışlar, huzurevinde yaşlı ziyaretleri yapmışlar, engelliler için mavi kapak toplamışlar ve bunun gibi topluma faydalı daha pek çok etkinlik ortaya koymuşlardı. Ali İsmail, yaptıklarını düzenli olarak ajandasına yazmış; yazma amacını da şöyle açıklamıştı: “Bu yazıları yazma amacım, sadece kendi kafamda toparlayıp, bu ekibi gerçekten toplum için çalışan gençleri bir yere vardırmak. Ekibi resmiyete dökmek ve tanınmak istememdi.”
Ali İsmail Korkmaz şu an yaşıyor olsaydı da muhtemelen toplum yararına çalışmalar yapıyor ve bu çalışmalarına kurumsal bir kimlik kazandırmayı hedefliyordu. O’nu yitimemizin ardından ailesi Ali İsmail’in bu hayallerini bir vasiyet olarak görür ve onun yarım kalan düşlerini hayata geçirmek için Ali İsmail KORKMAZ Vakfı’nı ( ALİKEV) kurar 4 yıl önce. Vakıf, Ali İsmail Korkmaz anısına ve onun anısını yaşatmak için, toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanması, demokrasi ve toplumsal barış kültürünün gelişmesi, toplumsal şiddetin azaltılması amacıyla sosyal, kültürel, eğitimsel, sportif, çevre ve engellilerle ilgili, sağlık, toplumsal adaletsizliği azaltıcı ve destek verici, toplumsal dayanışmayı pekiştirme amacıyla çalışmalar yürütüyor,

ALİKEV, Sen De Gel Derneği ile, 7 ay boyunca kuraklık mücadelesi veren Afrika’nın Gambiya bölgesindeki Sare Jiburu köylülerini hasret kaldıkları suya kavuşturdu. Sare Jiburu köyünde 557 kişi yaşıyor ve oradaki çocukların önemli kısmı daha 5 yaşına bile varamadan susuzluk nedeniyle hayatını kaybediyor. Ali İsmail’in düşleri yaşam savaşı veren köylülere derman oluyor.
Ali İsmail Korkmaz’ın “toplum için gençlik” düşünü hayata geçirmek misyonuyla yola çıkan Düş Elçileri Kampı gelenekselleşmeye başlamış Bu kışda farklı şehirlerden gelen 30 genç 4 gün boyunca bir araya gelir. Gençlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için farklı organizasyonlardan gelen gönüllü eğitmenler; gençlerle deneyimlerini paylaşıp, grup çalışmaları ile yeni fikirler geliştiriyorlar.
Ağaç Burs Fonu ile bir öğrenciye 4 yıllık eğitimi boyunca burs veriyorlar. “Bir öğrenci okutmak istiyorum” diyen bağışçılar, 4 yıl boyunca destek vereceklerini garanti ederek bir öğrencinin üniversite hayatı boyunca yanında olacakları bir burs açarak gençlerin umutlarına, yarınlarına destek oluyorlar.
Maddi zorluk yaşayan genç sanatçıların hayallerine ulaşmalarını sağlamak için Genç Sanatçı Fonu (GSF) projesini hayata geçiyorlar. GSF, sanata gönül veren gençlerin fikirlerini sanat eserine dönüştürmelerini amaçlıyor. Bu proje ile genç sanatçılar, belirlenen tema üzerinde sanat dalı sınırı olmaksızın yaratıcılıklarını gerçekleştiriyolar.
Sunay Akın’ın öyküleriyle Gökçe Cantürk’ün tasarımıyla renklenen, “Umut” temasıyla hazırlanan 2018 ajandaları ile yeni umutları yeşertiyor. Ajanda sayesinde vakfa yapılacak kitap bağışlarıyla okullara, mahallelere kütüphaneler kuruyor.
ALİKEV vakfına maddi ve manevi destek vermek dünden mirasımız olmalı. Değil mi?
01.06.2019- DOBRA GAZETESİ