KÜRESEL İSYAN 51 YAŞINDA

Küresel İsyan 51 Yaşında
İnsanlığın özgür, çağdaş, akılcı, eşitlikçi, ütopyanın yaşama geçirildiği, etkilerinin kuşaklar boyuna taşındığı dönemin, Mayıs ayında başlayan Küresel İsyanın 51. Yılını yaşıyoruz
İnsaNlık tarihinin nicel ve nitelik olarak en radikal döneminin yaşandığı sadece o kuşağın değil sonraki dönemleri de etkileyen bu dönemde neler yaşandı? ABD’de başlayıp neredeyse dünyanın dört bir yanını saran hatta bazı ülkelerde de toplum ve devlet aygıtının birçok alanda değişmesine yol açan sürecin doğuşu, eylemler, egemenlerin bu süreçteki ayak oyunları, günümüze izdüşümleri nelerdir sorularına verilecek yanıtlar bir yanıyla da hala tartışılan özellikler taşıyor, güncelliğini koruyor, dersler veriyor.
68 olaylarında yeşeren kadınların eşitlik mücadelesi, çevre ve insan hakları, demokrasi, yeni boyutlardaki anti kapitalist ve anti emperyalist hareketler, tüketici hakları, dünden bugüne ve yarınlara da uzanan bir miras... Diğer yandan yaşantımızda artık sözü bile edilmeyen kazanımlar da var 68 hareketlerinin sonuçları arasında... Kürtaj, doğum kontrolü, seksüellik, modern eğitim, rock kültürü, sanatta sınırsızlık, savaş karşıtlığı, mini etek, reşitlik yaşı, flört, evlilik dışı birlikte yaşam, gay ve lesbiyenliğin kabul görülmesi, prezervatif, jean, karma eğitim, katılımcılık, üniversite özerkliği ve toplumdaki demokratik haklar, 68 ayaklanmasının yansımasının ilk akla gelenlerini oluşturuyor.
Küresel isyanın 51. yılında bile kimilerince şimdiki sorunların kaynağı, bazılarına göre nostalji, gençlik hatası geniş kesimlerde ise bireysel ve toplumsal ilerlemenin motoru olarak değerlendirilen 68 dönemi en yoğun yaşandığı ülkelerin arasında ilk sıralarda ABD, Türkiye, Almanya, Fransa, İtalya, Çekoslovakya ve Polonya geliyor.
Bu yazımda yer darlığından ötürü üç ülkeyi özetlemeye çalışacağım.
ABD Irkçılığı
Küresel İsyan 68’in doğuş sürecine baktığımızda kökleri ABD’nin onlarca yıllık ırk ayrımına dayanan beyaz-siyahi mücadelesini temel almak gerekiyor. Üstelik 2. Dünya savaşı sonrası yükselen ABD ekonomisi beyazlara daha geniş maddi olanaklar sağlarken siyahilerin yerleşim bölgelerinde sefalet zirve yapıyordu. Siyahilerin ayrı okullara, siyahilere ayrılan kiliselere gitmek zorunda kalmaları, otobüslerin arka sıralarda oturma zorunluluğu, iş yerlerindeki ayrımcılık, “Beat Kuşağı” , “Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi (NAACP)”, özellikle öğrencı gençlik arasında yayılan “ Çiçek Çocuklar” , “Şiddetsiz Öğrenci Koordinasyon Komitesi ( SNNC)” , “Berkeley Üniversitesi”, “Hippi akımı”, “Vietnam Savaşı karşıtlığı”, “Martin Luther King”, “Malcom X” , “Mao Zedung” ,”Kara Panterler Partisi”, ”LSD kullanımı”, ” Ulusal Kadın Örgütü (NOW) ”, “Joan Beaz”, “Bob Dylan”,”Woodstock Festivali” ABD deki 68 dönemin ilk akla gelen konu başlıklarını oluşturuyor.
Nazi dönemi sonrası
ABD’ de başlayan isyanın Avrupa’ya ulaşması gecikmedi. 2.Dünya Savaşı sonrası Almanya tutucu yapıdaydı. Savaş ve Nazi dönemiyle hesaplaşılmamış, devlet yapısından, siyasal partilere, üniversitelerden, ilkokullara kadar her alanda Nazi dönemi bürokratları yönetici pozisyonunda bulunuyordu. Toplumsal yaşamda Vaymer İmparatorluğu’ndan kalma yasalar ve kurallar hala hüküm sürüyordu. Üniversitelerde Nazi dönemi dekan ve profesörleri hala görev başında, öğrencilerin konuşma, toplantı ve örgütlenme, yönetime katılma hakları bile yoktu. Kadınlar sadece büyük şehirlerde öğrenim görebiliyor, iş bulabiliyor, bakirelik kutsallığı içinde, “3K” yaşam (Kilise, Mutfak, Çocuk) üçgeninde yaşamaya mahkum bırakılıyordu. Üstelik ülkenin iki büyük partisi Hristiyan Demokratlar ve Almanya Sosyalist Partisi’nin oluşturduğu yüzde 95 oy çoğunluğa sahip “Büyük Koalisyon”, Olağanüstü Hal Yasası çıkartıyor, ordunun atom silahlarıyla donatılmasını kararlaştırıyordu. Bunların yanında çocukluk dönemlerinde savaş ve acılarını yaşayan gençlerin televizyon ve basından Napalm bombaların kullanıldığı Vietnam Savaşı’ndan etkilenmeleri, faşist İran Şahı Pehlevi’nin Almanya’yı ziyaret etmesi, toplumda yükselen savaş karşıtlığı, kürtaj yasağı, “Komün1” Almanya 68 ayaklanmasının temellerini oluşturuyordu. İşte bu ortamda Almanya Sosyalist Partisi’nin “ aşırı uç” gerekçesiyle 1961 de ilişkisini kestiği Sosyalist Alman Öğrencileri (SDS), Parlamento Ötesi Muhalefet (APO) merkezini oluşturuyordu. Dönemim öğrenci lideri ve daha sonraları Yeşiller Partisi’nin kurucuları arasında yer alan Rudi Dutschke önderliğindeki APO hareketi, yaşamın her alanında etkisini gösterecekti … Bu dönemde sol içindeki ayrışmadan dolayı Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) doğacak, gündemi uzun süre işgal edecekti
Fransa ayakta
Fransa ve İtalya daki 68 döneminin Almanya ayaklanması ile en büyük farkı isyanın işçi sınıfı içinde de büyümesi, siyasi iktidarı da doğrudan hedef almasıdır. Kapitalizmin İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle birlikte kriz dönemini atlatıp “ altın çağ” dönemine girmesiyle birlikte
Fransa’da sosyal refah üst seviyelere çıkacak, 20 yıla yakın bu dönem yaşanacaktı. Ancak bu 20 yıllık “ yükseliş” döneminde sonra gelen kriz, ücretlerdeki düşüş, sosyal haklarda kısıtlamalar, hayat pahalılığı, yoksulluğun artması, 1936’da genel grevler sonucu sağlanan haftalık çalışma süresinin 40’tan 48-50 saate çıkması, sömürge ülkesi Cezayir’de Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşması, Fas ve Tunus’a bağımsızlık verilmesi büyük çalkantılara yol açar ve yarı başkanlık sistemine dayalı 5. Cumhuriyete geçilir devlet başkanı da Genarel de Gaulle olur. O’nun baskıcı rejimi, “büyük güç ABD’den bağımsızlık” hayaliyle çok çalışma, kemer sıkma ve fedakarlık politikaları toplumun geniş kesiminde huzursuzluğa yol açar. Üniversite gençliği arasında da kadınların pantolon giyme yasağı, kadın yurtlara erkek ziyaretçi yasağı, yoksul ve emekçi aile gençlerin üniversiteye kayıtta yaşadığı zorluklar, Sarbonne Üniversitesi eylemleri, üniversitelerdeki öğrenci fazlalığı, üniversitelerde asistanların sözleşmeli olarak çalıştırılması, Fransız Komünist Partisi’nden (PCF) kopan yığınlarda “Yeni Sol” akımının güçlenmesi, Daniel Cohn-Bendit, eylemlerin zirve yaptığı Mayıs ayında kurulan Mayıs 22 hareketi (M22), Renault, Peugeot çalışanları başta olmak üzere yaygın grevler,” barikatlar gecesi”, yerlerde sürünen iktidara el koyamayan PCF’nin tavrı, Avrupa komünizmi bu dönemin ana başlıları arasında yer alır.
YAZIMIN LİNKİ
http://www.dobragazetesi.com/kose-yazisi/1826/kuresel-isyan-51-yasinda.html?fbclid=IwAR1AKo2K-FQEk7wV079tAD8rv5c8RFezD6DZZ9LYlzKIvwGmwW_Q70b7xgY
ALMANYA 68 DÖNEMİ LİDERİ RUDİ DUTSCHKE__ Rudi Dutschke. Vietnam Savaşı karşıtı yürüyüş ve eylemlerin düzenleyicisi, APO lideri, gerici, sağcı basın ve çevrelerin boy hedefi, “ kurumlar aracılığıyla devrim” kuramcısı, aşırı sağcı faşist tarafından üç kurşunla suikaste uğrayacak ancak konuşma anlama yeteneğini büyük ölçüde yitirecekti. 1979’da Yeşiller milletvekili adayı. Partinin kuruluş kongresi öncesi 24 Aralık 1979’da yaşamını yitirdi. Onu boy hedefine getiren Axel -Springer medyasının bulunduğu caddeye ismi verilerek devrimcilerin ölümsüzlüğü vurgulandı.
