Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

SÖNMEYEM MEŞALE KÖY ENSTİTÜLERİ

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

 

 

HASANO-LANKOYENST-TUSU.jpg

 

 

 

Sönmeyen Meşale

 

 

Ulusal Kurtuluş Savaş’ımızın dünyada emperyalizme karşı ilk silahlı başkaldır olarak zaferle sonuçlanmasından sonra “asıl zorluk” yeni başlar…



1936’da cumhuriyet yöneticileri, ülke nüfusunun yüzde 80 kesiminin yaşadığı köylere ulaşmanın yollarını aramaktadır. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan, “Bozkırlara çıkarma yapacağız. Karşımıza çıkan her engeli aşacağız” der.

 

1938- 40 yılları arasında Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'la birlikte Köy Enstitüleri dönemi başlar. Yücel, TBMM'de, İsmail Hakkı Tonguç'unda eğitim felsefesinin oluşumu ve uygulamasındaki olağanüstü birliktelik ve çalışmaları, yaşama geçmeye başlar.

 


Köy Enstitüleri‘nde eğitim süresi 5 yıldı. Yatılı ver karmaydı. Öğrenciler sırayla tatillerini kullanırlardı. Okulları 12 ay açık, çalışan, şavkıyan eğitim kurumlardı. Köy Enstitüleri sevgi emek, alın teri ve paylaşımın yaşama geçirildiği yerlerdi. Öğrenciler okullarını, yatakhanelerini, işliklerini kendileri yaptı. Yiyeceklerini, giysilerini kendileri üretip, üretim fazlalıklarını diğer enstitülerle paylaştı. Okullarında kayak yaptılar. Balıkçılık filosu kurup, bisiklete motosiklete bindiler. Ata binip, at yetiştirdiler. Ağaç dikip bozkırları yeşerttiler Kapatılış tarihi olan
1947'ye kadar 8675 mezun, Türkiye aydınlanma sürecinin neferleri oldu. 

 

Köy Enstitüleri öğrencilerine; öğretmenliğin yanında demircilik, marangozluk, ziraatçılık, dikiş-nakış becerileri kazandırdı. Avrupa faşizme doğru koşarken, Anadolu'nun kız erkek yoksul köy çocukları,yamalı elbiseleri, yırtık-patlak ayakkabıları, kamyon kasalarında, at üzerinde, trenlerle uygarlık, kültür, sanat, insan olma yuvalarına, Köy Enstitüleri’ne koşuyorlardı.  Okulları; parasız, karma, laik, demokratik bilimsiz eğitim yapan kurumlardı. Doğaya ve çevreye saygılı, duyarlı teknoloji temelli eğitim kurumlarıydı. Kısaca; Köy Enstitüleri ulusal kurtuluşumuzun sosyal kurtuluşla tamamlanmasını amaçlayan, sürekli devrimin çok önemli bir halkasıydı.

 

Ancak karşı devrimci hareket, aydınlanmanın en önemli kuruluşuna karşı ilk başarısını elde ederek İnönü'lü CHP zamanında kapatma sürecini başlattı.En son darbede 1954 DP iktidarında gerçekleştirilerek son Köy Enstitüsü'de kapatıldı.

 

 

Babam ilköğretim müfettişi Hicri Kızıkda Kızılçulluve Hasanoğlan Köy Enstitüsümezunuydu. Mandolin, akerdeon, saz çalan, tarıma çok düşkün, sürekli bahçeli evlerde oturup adeta park haline çeviren, sert, devrimci, teftiş ettiği başarılı bir ülkücü öğretmene takdirname yazısı yazacak kadar meslek yaşantısında ayırım yapmayan biriydi . (O dönemde Manisa TÖB-DERiçinde çok eleştiriye uğramıştı) Beni 13 yaşımda sokağımızda bulunan Manisa Gençlik ve Kültür Derneği ile tanıştırdı. Sürekli okumamı destekledi.

 

Babamdan 7 yaşımda yediğim dayak hala sımsıcak. Bu olay hem Köy Enstitüsü mezunlarının  ahlak anlayışından, yurttaş sorumluluğuna kadar birçok yönden ayna adeta... Anlatayım. İlkokul birinci sınıf da okul dönüşü evde 10 kadar kâğıda resim yapmış, sevinçle babama göstermiştim. Kendisinden övgü beklerken ardı ardına tokatlar patlıyor, hiddetle bağırıyordu “Devletin bana görevim için verdiği kâğıtlara sen nasıl resim yaparsın?”

 

Kuruluşunun 74. yılında  aydınlamanın bu öncülerine sevgiyle, saygıyla. Işıklar içinde yatsınlar…

 

 

 

link

Kommentiere diesen Post