Overblog Alle Blogs
Edit post Folge diesem Blog Administration + Create my blog
MENU

CASTRO'NUN SİLAHI, ALLENDE'NİN ÖZKIYIMI

Veröffentlicht am von mete kizik-mete kızık

Hafta Sonu 12.09.2009








Castro’run silahı, Allende’nin özkıyımı

 


METE KIZIK



Eylül ayında yaşanan iki darbe, hazırlık, uygulama ve sonuçları açısından birbirlerine tıpa tıp benziyor. Ancak bizdeki darbeci kendinin yargılanma süreciyle ilgili olarak “Bu işi yargıya bırakmam, bu lekeyle yaşayamam ve intihar ederim” diyor. Diğer yandan Pinochet yargılanmaktan kaçamadı. Ancak sağlık sorunlarından hapse tıkılmadı, kalp krizinden paçasını kurtardı...


Türkiye ve Şili’deki faşist darbenin yıldönümünde dünyanın seçimle işbaşına gelen ilk sosyalist lideri Salvador Allende ortaya çıkan bir gerçekle gündemde. Allende’nin cuntacılarla çatışırken öldüğü yaygın bir kanı. Oysa o esir düşmemek için bile, özkıyımı seçmişti...


4 Eylül 1970 seçim günü Şili manzarası şöyleydi. Ülke ekonomisi yabancı şirketlerin elindeydi. Bakır madenleri on yıllardır ABD’li ITT ve diğer yabancı şirketlerce talan ediliyordu. Dış borcu 3 milyar doları aşmış, büyüme hızı yüzde 0.8, enflasyon 3 haneli rakamlardaydı. Allende’nin seçim başarısı ABD’de şok etkisi yarattı. Arka bahçede ikinci bir Küba muhakkak engellenmeliydi.


24 Ekim’de kongrede başkanlık seçimleri yapıldı. Allende hristiyan demokratları ikna ederek başkan seçildi. Böylece dünyada demokratik yoldan işbaşına gelen ilk marksist devlet adamı olarak tarihe geçti.


25 Ekim’de cunta girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca, 25 kişi yaşamını yitirecekti.


3 Aralık’ta Allende’nin göreve başlamasıyla Halk Cephesi’nin programındaki “Şili sosyalizmi” işlemeye başladı.


1971 yılının sonunda Fidel Castro dört hafta boyunca Şili’yi ziyaret etti. Sosyalist ekonomiyi destekledi. Allende’ye kaleşnikof armağan etti.


FAŞİST CUNTA GELİYOR


ABD Ulasal Savunma Danışmanı Henry Kissinger, CIA Başkanı Richard Helms’e, Amerikan hükümetinin “Şili’nin elden gitmesine izin vermeyeceğini” söyleyecekti. Daha önceki darbeyi önlemede büyük emeği geçen ve demokrat görüşleriyle tanınan Genelkurmay Başkanı Rene Scheneider öldürüldü. Bu Allende’ye bir mesajdı. Bunun üzerine romantik devrimci Allende özelleştirme karşılığında ülkedeki bakır madenlerini devletleştirmeden önce işleten ITT firmasına para teklif ederek ortamı yumuşatmaya çalıştı. Ancak CIA ve ABD bunu onaylamadı. Hemen ardından Dünya Bankası ve IMF tarafından verilen krediler kesildi. Ardından bakırın uluslararası piyasalardaki fiyatı bir anda düştü. Ülkede kıtlık başgösterdi. Kendisini iktidara getiren çevreler bile yüksek sesle protesto etmeye başladı. Faşist terör gemi azıya aldı. CIA planları gereği iç kaos tıkır tıkır işledi...


ALLENDE.jpg


BESLE KARGAYI ...


1949 yılında Şili Komünist Partisi’nin yasaklanmasıyla, Videla hükümeti, komünistleri Pisagua’da bir kampa kapattı. Bu toplama kampının komutanı Pinochet’den başkası değildir. Parlamento adına bu kampı ziyaret eden Allende ile Pinochet ilk kez yüzyüze gelir. Geleceğin darbecisi, 1956 yılında Vaşhington’da askeri ateşe iken CIA yöneticileriyle sıkı fıkı ilişkiye girer. Allende onu bizzat 1971’de bölge başkomutanlığına, daha sonra da Genelkurmay Başkanlığı’na getirecektir.


Pinochet, bu göreve geldikten üç hafta sonra bu kez Allende’nin intihar etmesine yol açan darbeyi gerçekleştirir. Bulutsuzluk Özlemi’ndeki “... arandı, tarandı bulundu Pinochet” değil, bizzat Allende’nin büyüttüğü kargaydı Pinochet...


11 Eylül 1973’te Perşembe 06.20’de Allende yatağından telefonla uyandırılır. Arayan Valparaiso bölgesi komutanıdır. Görevden ayrılmasını istemektedir. Allende reddder. Dostu sandığı General Pinochet’i arar. O da telefona yanıt vermez. Bunun üzerine derhal hükümet kabinesini başkanlık sarayında toplantıya çağırır. Bakanlarından bazıları gelir. Ancak az sonra başkanlık sarayı La Moneda, Allende hükümetini yıkmak amacıyla savaş uçaklarınca bombalanır. Allende’nin korumaları sarayda saatler boyu cuntacı faşistlerle savaşır. İşçi sınıfı sessizdir. Öğrenciler ve aydınlardan çıt çıkmamaktadır. Allende yalnız bırakılmaktadır... Direnişin sonuna doğru, Allende odasında kafasından vurulmuş halde bulunur...


Yeni kuşak binlerce gencin Şili’de yaşananları bilmesine, Bulutsuzluk Özlemi’ninŞili’ye Özgürlük” türküsü eşlik ediyor: “...Savaşıp öldü Allende, intihar etti dedi cunta...”


Oysa, Almanya Komünist Partisi (DKP) üyesi yazar ve senarist Wilfried Huismann, cuntanın hemen ardından Küba’ya iltica edip hâlâ orada yaşayan Allende’nin güvenlik görevlileriyle konuşur. Anlatımları yıllardır kabullenilmeyen gerçeği kesinleştirir... Allende, radyodan canlı yayınlanan son konuşmasında olduğu gibi halkının tepkisizliğinden adeta yıkıma uğramıştı. Cuntacıların eline geçmektense Fidel Castro’nun verdiği hediye silahla özkıyımı tercih etmişti...

Kommentiere diesen Post