| Zar attım, ölüm geldi Erkeğin “el değmemiş kadın” psikozu birçok insanın yaşamını karartıyor. Kızlık zarı ameliyatları her ne kadar etik dışı olsa da, tünelin ucunda ölüm göründüğünde kaçınılmaz hale geliyor. Bu ameliyatların hayli pahalı oluşu da genç kadınların en büyük handikaplarından. METE KIZIK Kadınların kendi yaşamını kendisinin belirlemesine engel olan konuların başında kızlık zarı geliyor. Gerdek gecesinde erkeğin kan görme ihtirası, biyolojik ve duygusal gereksiminlerine kulak vermiş kadınlar için bir handikap oluşturuyor. Çözüm, operasyonda. Kızlık zarının dikilmesi Türkiye’de olduğu gibi Almanya’da da sorun. Uğruna töre cinayetleri işlenen bu zar, ikinci ve üçüncü kuşak kadınlarda sorun oluşturmaya devam ediyor. Berlin Kadınlar İçin İnsan Hakları Derneği, Berlin Aile Derneği ve Aile Planlama Derneği son yıllarda özellikle göçmen kadınlar arasında şikayet ve sorun olma grafiği yükselen “kızlık zarı” konusunda girişimde bulunmaya karar verdi. Derneklerine bu yönde başvuran çok sayıdaki göçmen kadının yardım ve danışma istemleri karşısında birşeyler yapabilmek için harekete geçen bu kurumlar, kızlık zarıyla ilgili geniş bir bilgilendirme kampanyası hazırlıyorlar. Bu kurumlardan oluşan ortak çalışma gurubu, kızların ve kadınların cinsel yaşam bilincine sahip çıkmasını desteklemeye, sorunun okullarda cinsel bilgiler dersine konu edilmesine çalışmaya ve bireysel psiko-sosyal destek sağlamaya başladı. Tıp etiği açısından da sorun Son yıllarda doktorlar arasında tartışma konusu olan kızlık zarı dikme konusunda tıp etiği açısından da değerlendirmeler yapılıyor. Zürih Üniversitesi Etiksel Biyolojik Tıp Enstitüsü başkanı Dr. Verina Wild başkanlığındaki çalışma gurubu konuyu inceliyor. Tartışmalar bir yandan kızlık zarı dikimini tıp etiği açısından yüksek dereceli sorun olarak ederken diğer yandan da bazı durumlarda müdahalenin kaçınılmaz olduğu yönünde. Çünkü bu operasyonu talep edenin, ameliyatın yapılmaması durumunda tehlikeyle karşılaşması ve yaşayacağı psikolojik sorunlar dikkate alınıyor. Konunun en çetrefilli yanı kızlık zarının yeniden yaratılması. Bu durumun bireyin kendi özgür isteğiyle değil, diğer kişi ve sosyal etmenlerin dayatması sonucunda ortaya çıkması da söz konusu. Ayrıca bu müdahalenin tıbben yararlı olmayan bir durum olduğu da diğer önemli bir nokta. Wild “Üstelik bu durum cinsiyet eşitsizliğini körükleyici bir durum. İlkesel olarak reddedilmeli. Ancak bireyin psiko-sosyal durumunun derinlemesine incelenmesi sonucunda yaşamsal bir tehlike ve kadının psiko sosyal yaşamında olumlu bir etki yaratacak bir durum varsa bu operasyon anlayışla karşılanabilir” diyor. ‘Sağlık güvencesi kapsamına alınsın’ Berlin Pro Familia kurumunda 20 yıldan beri cinsel pedagog olarak çalışan Nursel Aktaş ikinci, üçüncü kuşak göçmen Türk kızlarının sadece yüzde 16’sının annelerinden regl, korunma yöntemleri ve cinsel bilgiler aldığını belirterek “Türk kızları Alman kızlarıyla karşılaştırıldıklarında, kadın ve erkek anatomisi ve cinsellik hakkında belirgin bir şekilde daha az bilgiye sahip ve kendi bedenlerini daha az tanıyor” diyor. Kızlık zarı sorunuyla Berlin’deki danışma merkezlerine başvuran göçmen kökenli kadınların sayısı 600. Bu durum Alman doktorlar arasında yeni bir sektör oluşturmaya başladı. Yapılan ameliyatların ücretinin 330 avrodan başlayıp 3 bin avroya kadar çıktığı belirtiliyor. Kızlık zarı dikiminin çok pahalı oluşu, sağlık güvencesi kapsamında olmayışı, ailelerinden ve çevresinden gizli olarak yaptırmak isteyen genç kadınların en büyük handikapı. Bremen’den tanıdığım dördüncü kuşak Türk gençlerinin talebi şöyle: “İş ve araba kazalarında, yaralanmalarda nasıl ki sosyal sağlık sistemi devreye giriyor, bu konu da devlet sağlık güvencesi kapsamında olmalıdır.”  |