1 MAYIS'IN TARİHSEL KÖKENİ
METE KIZIK
27.04.2010
1 MAYISIN TARİHSEL KÖKENİ
Çok uzun yıllar 1 Mayıs gösterilerine kapatılan Taksim ”1 Mayıs Meydanı” yıllar süren mücadele sonucunda kutlamaya açılıyor. Türkiye'nin dört bir yanında da bayram havasında kutlanacak.
Peki 1 Mayıs'ın kökeninde neler yatıyor? Neden dünyanın dört bir yanında kutlanıyor?
Geçen yüzyılın başı özellikle ABD'de işçi sınıfı hareketinin tüm ülkeyi salladığı dönemdir. İşci sınıfı ve toplumun tüm kesimleri ayakatadır. Hatta bu döneme dair Marks ” Devrim ABD'de gerçekleşmek üzeredir” öngörüsünde bile bulunur. ABD'de özellikle göçmen işçilerin başını çektiği sınıf hareketi toplumun tüm kesimlerinden de güç alıyordu. Bu dönemde özellikle Chicago kenti adeta devrimin üssü durumundaydı. Bu kentte özellikle Alman uyruklu göçmenlerin öncülüğünü altı çizilen bir durumdu.
ABD' de yaygın eylemlilikler dönemiydi. Ülkenin dört bir yanında grevler, boykotlar, sokak gösterileri boy gösteriyordu. Sadece Chicago'da 400 bin işçi grevdeydi. Özellikle anarşist sendikacıların örgütlediği sekiz-saat lik iş günü hareketi onbinlerce çalışanı kapsıyordu. Günde 16 saati bulun mesai süresi yerine günlük “8 saat mesai” herkesin temel istemiydi.
1 Mayıs 1886'da sekiz saatlik grev şehri derinden sarstı, Mc Cornick Harvester Co.'nun çalışanlarının yarısı greve katılır. İki gün sonra, yine greve katılan "kereste işçileri" sendikasının 6.000 üyesi kitlesel bir miting düzenler.
İşçiler Merkez İşçi Sendikası (Central Labour Union) tarafından bir toplantı düzenlenir. Anarşist sendikacı August Spies işçileri birarada durmaya ve patronlara karşı teslim olmamaya çağıran konuşmasını yaparken, grev kırıcıları kentin devrim merkezinin üssü durumundaki McCormick fabrikasına yönelir.
Kereste işçilerince desteklenen grevciler sokaktan aşağı doğru ilerlediler ve greve katılmayan işçileri tekrar fabrikanın içine girmeye zorladılar. Birdenbire 200 kişilik bir polis gücü olay yerine gelir ve hiç bir uyarıda bulunmadan, sopa ve tabancalarla kalabalığa saldırdırır. Burada bir grevci işçi yaşamını kaybederken altı işçi ağır yaralanır.
Bu durum üzerine sendikacı Spies, işçileri ertesi gece düzenlenecek olan protesto mitingine katılmaya çağıran bir bildiri yayınlar. Mitingin yeri Haymarket olarak belirlenir.
Ertesi gün sayıları 10 bini bulan işçi meydanda toplanır. Spies 'le birlikte sendikal hareketde etkin olan iki diğer anarşist, Albert Parson ve Samuel Fielden katılanlara hitap etti.
Polisin Saldırısı:
Mitingin başından beri orda bulunan Vali Carter Harrison "polis müdahalesini gerektirecek birdurum olmayacağı" kanısına varır, ve Polis Şefi John Bonfield'e de bu yönde öneride bulunur. Karakolda beklemekte olan onlarca yedek polis gücünün evlerine gönderilmesini önerir..
Miting 22.00'ye doğru bitmek üzeredir. Sağanak yağış nedeniyle alanda yaklaşık 200 civarinda gösterici kalmıştır. Konuşmacı Fielden mitingin kapanış cümlesini okurken Ansızın Polis Şefi Bonfield komutasındaki 180 kişilik bir polis birliği miting alanını basarak, göstericilerin hemen dağılmalarını emreder. Ortalık birden gerginleşir. Fielden "bizler barışçıyız" diyerek karşı çıkar.
Bombalama:
Ancak tam bu sırada polislerin arasına bir bomba fırlatılır. Bir polis olay yerinde yaşamını kaybederken, altı tanesi çok ağır olmak üzere 70 polis yaralanır. Kargaşada polis izleyicilere ateş açar. Polis tarafından öldürülen ve yaralanların kesin rakamı resmen hiç bir zaman açıklanmaz. Ancak polis ateşiyle yaşamını kaybedenlerin 13 olduğu daha sonra idaa edilir.
Bu olaydan hemen sonra Chicago birden karışır. Basında ve fısıltı gazetelerinde bombanın anarşist ve sosyalistlerin işi olduğusavunulur. İntikam çağrıları yapılır. Tüm bilindik yerlerda aramalar yapılır. Sendika büroları, dernekler, yayınevleri ve evler basılır.Kentteki bilinen sosyalist ve anarşistler yanında politik olmayanlar bile göz altına alınır. Dönemin Devlet Savcısı Julius Grinnell yaptığı bir açıklamayla "Önce baskını yap, yasayı ondan sonra ara" der.
Mahkeme
Olayla ilgili olarak sekiz erkek hakkında "cinayete suç ortaklığı" suçuyla dava açılır. Bu kişiler öncü işçilerdi. Spies, Fielden, Parsons, Adolph Fisher, George Engel, Michael Schawab, Louis Lingg ve Oscar Neebe
Mahkeme Cooke Contry Ağır Ceza Mahkemesinde 21 Haziran 1886'da başlar. Jüri üyeleri alışageldik uygulama olan kutudan isim çekilmesiyle belirlenmez. Tam tersine Devlet Savcısı tarafından görevlendirilen özel hakimin talebiyle mahkeme juri üyelerini belirler. Özel hakim "Bu davayı ben yönetiyorum ve ne yaptığımı da biliyorum. Bu adamların asılacakları ölüm kadar kesin"beyanında bulunur. Bu konuşması mahkemede savunma avukatlarının delil olarak sunmasına izin verilmez...
Jüri:
Jürinin kimliklerine bakalım. Bunlar arasında işadamları, onların çalışanları ve ölen polisin akrabasından oluşuyordu. Mahkeme sürecinde zanlı işçi önderlerinin ne bombayı attığına, ne bombalamayla ilgili olduklarına ve hatta ne de bu tip eylemleri kabul ettiklerine dair hiç bir kanıt sunulamaz. Üstelik zanlı sekiz kişiden sadece üçü, Haymarket Meydanı'ndaki mitinge katılmışlardı.
Karar veriliyor:
Yargılanan bu sekiz kişinin aslında anarşist inançları ve sendika faaliyetleri nedeniyle yargılandıkları başından beri belliydi. Savcı Grinnell'in jüriye kapanış konuşmasında geçen şöyele der:
"Kanun yargılanıyor. Anarşi yargılanıyor. Bu adamlar seçildiler ve Büyük Jüri tarafından ayırıldılar ve önder oldukları için suçlandılar. Kendilerini takip eden binlercesinden daha fazla suçlu değiller. Jürinin iyi insanları; bu adamları mahkum edin, onları örnek yapın, asın onları ve kurumlarımızı, toplumumuzu kurtarın".
Ağustos'un 19'unda sanıklardan yedisi ölüm ve Neebe ise 15 yıl mahkumiyet cezasına çarptırıldı. Serbest bırakılmaları için düzenlenen kitlesel uluslararası kampanyalardan sonra, Schwab ve Fielden'in cezalarını ömür boyu hapis cezasına çevrilir. Lingg idam infazından bir gün önce intihar eder. Diğer idama mahkum edilenlerden Parsons, Engel, Spies ve Fischer 21 Kasım 1887 infaz edilirler...Spies, son saniyelirinde şöyle seslenir:
” Eğer bizi asarak... tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu arzulayan, [kurtuluşu] bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsanız -eğer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurda, burda veya orada, arkanızda, -ve önünüzde ve her yerde alevler yükseliyor. Bu gizli bir ateş. Bunu asla söndüremezsiniz.”
Tepkiler:
İdam edilenlerin cenaze törenine 600 bin kişi katılır. Neebe, Schwab ve Fielden'i serbest bırakılması için kampanya uluslalarası boyutlarada taşınır. Tepkiler sonucunda bu üç anarşist işçi, 26 Haziran 1893'de Vali Altgeld tarafından serbest bırakılır. Vali yaptığı açıklamada: “ Onlar ve asılanlar histeri, ayarlanmış jürilerin ve taraflı bir jürinin kurbanıdırlar” der.
Komplo daha sonra ortaya çıkartılır. Bombalamanın Kaptan Bonfield için çalışan bir polis ajanı tarafından atılmış olabileceği iddası öne sürülür.
***
İşte o günlerden bu yana insanlığın savaşssız, sömürüsüz, baskısız bir dünya mücadelesinde 1 Mayıs böylesine bir önemli rol oynuyor...http://kureseldenyerele.over-blog.de/