Veröffentlicht von Overblog
ABD ve NATO BEYAZ IRKÇILIK YAPIYOR
Mete Kızık-
11.03.2022
Beyazların Üstünlüğü, ABD Savaş Propagandasının Merkezinde Yer Alıyor. Öyle ki: "Ukrayna ile dayanışma” şiarı beyaz ırkçılığın sesine dönüşüyor.
Dünya genelinde Ukrayna bayrağının mavi ve sarı olduğunu biliniyor demek yanlış olmaz sanırım. Medyadaki görsellerden Niyork'da ki Empire State Binası, Berlin'deki Brandenburg Kapısı ve Paris'teki Eyfel Kulesi'ne kadar günlerdir bu renklerle ışıklandırıldı.
Özellikle ABD' de başlayıp adeta dünyayı saran “Ukrayna ile dayanışma” sloganları sıkça duyuluyor. Savaşın yıkıcı manzaralarına karşın yine de bu mavi ve sarı motiflerin ve dayanışma çağrılarının tamamen beyazın üstünlüğü ile ilgili olduğunu belirtmek gerekiyor.. Ukrayna'da savaş ve acı çekmelerin son bulması gereken bir “uygarlık” koşulu olarak lanse ediliyor. Ukraynalıların Avrupalı oldukları için daha fazla ilgiyi hak ettikleri vurgulanıyor.
Ukrayna Başsavcı Yardımcısı David Sakvarelidze, BBC'ye verdiği röportajda “Benim için çok duygusal çünkü mavi gözlü ve sarı saçlı Avrupalıların öldürüldüğünü görüyorum…” Televizyon ekranlarında ünlenen bir NBC muhabiri Polanya Cumhurbaşkanına Polonya'nın diğer mültecileri geri çevirirken bile neden Ukraynalıları kabul etmeye istekli olduğunu sordu. Verdiği yanıt : " Açıkça söylemek gerekirse, bunlar Suriye'den gelen mülteciler değil, komşu Ukrayna'dan gelen mülteciler. Bu, açıkçası, bunun bir parçası. Bunlar Hristiyan, beyaz, Polonya'da yaşayan insanlara çok benziyorlar.” ABD'nin televizyon ve radyo kurumu CBS sunucusu Kiev'i anlatırken: “Burası, on yıllardır çatışma öfkesi görmüş Irak veya Afganistan gibi bir yer değil. Bu nispeten medeni, nispeten Avrupalı – bu kelimeleri dikkatli seçmem gerekiyor – böyle bir şeyin olmasını beklemeyeceğiniz veya olacağını ummayacağınız bir şehir.” BFM TV (Fransa) haber yorumunda "21. yüzyıldayız, bir Avrupa şehrindeyiz ve sanki Irak'ta veya Afganistan'daymışız gibi seyir füzesi ateşimiz var, hayal edebiliyor musunuz!?"
Ukrayna'daki Afrikalı göçmenlerin ve öğrencilerin kendilerini güvenli bir yere götürebilecek tren ve otobüslere binmeleri yasaklandı. Bir grup Jamaikalı öğrenci, Polonya'ya giderken otobüsten zorla indirilerek 20 kilometre yürümek zorunda kaldı. Afrikalılar ve Jamaikalılar dünyanın her yerinde yaşıyor ve okuyorlar çünkü ABD ve Avrupa çeşitli yollarla uluslarını azgelişmiş durumda. Yine de Ukraynalılar ve Polonyalılar yardıma muhtaç insanları görmediler. Sarışın olmayanların yardımı hak etmediğini belirlediler.
Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün. ABD ve Batı ülkeleri " beyaz" mülteci ayırımı yaparak açıkça ırkçılık yapıyor. Beyazların barış ve güvenliği hak ettiği anlatısı utanç verici durum ve iki yüzlülük olarak kayda geçiyor.
Beyaz dünya acıya neden oluyor ve ardından küresel güneydeki insanların saygı duyulması gereken hiçbir hakka sahip olmayan “medeniyetsiz” olduğunu söylüyor. Brown Üniversitesi Watson Enstitüsü'nün yaptığı bir araştırmaya göre , Kuzey Afrika, Batı ve Orta Asya ve Afrika kıtasındaki 37 milyondan fazla insanın 2001'den beri ABD ve müttefikleri tarafından yerinden edildiğini gösterdi.
Yıllar önce başlayan insani felaketler hala devam ediyor. Mülteciler Ege. Akdeniz ve hatta ABD'nin Meksika sınırını "umuda yolculuk" olarak kullanıyor. Bu uğurda canlarını yitiriyorlar.
ABD Afganistan'ın varlıklarını çaldığı gibi İran Küba Venezuala Suriye'ye karşı yaptırımlar uygulayarak adeta ülkelerinin işgaline onay vermediği için cezalandırmaya kalkışıyor. Bu kötülükler daha fazla acıya ve hatta ölüme neden oluyor, çünkü uluslar kendi halklarına ilgilenme yerine savaş ortamına kıtlık kaos ortamına sokuluyor. Soralım o halde: "Kim uygar, kim değil?"
ABD/NATO eylemlerinin doğrudan bir sonucu olarak savaş ve yoksunluk yaşanıyor. Libya ulusunu yok eden NATO, Suriye'de aynısını yapmaya çalışan NATO, Afganistan'ı işgal eden NATO , kıta genelinde konuşlanmış ABD, Fransız ve İngiliz birlikleriyle Afrika ülkeleri arasında savaş yürüten NATO'dur.
Ukrayna, Rusya ile mevcut çatışmaya yol açan emperyalist dış politikayı savunmak için Amerikan düşüncesinin ön saflarına itildi. Mavi gözlü ulus acı çekiyorsa, bunun nedeni ABD ve NATO'nun kibir ve saldırganlığıdır. Ukrayna'nın mevcut durumu, ABD ve AB ortakları tarafından tasarlanan 2014 turuncu darbesinin doğrudan bir sonucudur. Seçilmiş bir başkan gönderildi ve yaklaşık 14.000 kişinin ölümüne neden olan bir iç savaş başladı. Ukrayna, şu anda askeri saldırı altında olan bir kukla hükümete sahip bir ABD kolonisidir. Ukraynalılar, komşu Polonya, Romanya, Slovakya ,Türkiye ve diğer ülkelere kaçmak zorunda kalarak mülteci konumuna düşüyorlar. Sorunlarını yaratanlar sözde gelişmiş, demokratik ve sözde medenidir.
.
Ukrayna'nın tüm acılarını yaratan ABD/NATO dış politikasının beyaz üstünlükçü temelleridir. Hakim olma, Rusya'yı ve müttefiki Çin'i “sınırlama” politikaları işlemiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde oybirliğiyle kabul edilen Minsk II anlaşması, barışa giden bir yol haritasıydı. Bu karar gereğince Ukrayna tarafsız bir ulus olmalıdır, ancak bu durum Vaşhington'daki efendilerinin istediğinin tam tersine yol açacaktı. Bu nedenle kışkırtmalar körüklendi. Bir insanlık dramı daha emperyalist politikalar nedeni ile yaşanmaya başlandı...
Kommentiere diesen Post
/image%2F1176346%2F20220312%2Fob_cc375c_rassismus-1.jpg)